Tehlike kapıyı çoktan kırdı…
Sıkıntı büyük.
Her geçen gün de a acayip artıyor.
Bu köşeden de bilmem kaç kere yazdık.
Öfke ve şiddet sarmalı hayatın her alanında karşımızda.
Acı ama gerçek, ülkenin yalnızca ekonomisi değil; ruh sağlığı da bozuk.
Türkiye'nin Dünya Zihin Sağlığı Raporu'nda psikolojik sorunlarla en çok mücadele eden ikinci ülke olarak yer almasının arkasında birçok karmaşık ve iç içe geçmiş neden bulunuyor. Ipsos'un 2024 Ruh Sağlığı Raporu'na göre Türkiye'de stres seviyesi %76 gibi oldukça yüksek bir oranda, bu da küresel ortalamanın (%62) çok üzerinde.
Elbette ülkem insanının bu denli gergin ve stres altında yaşamasının sebepleri var. Tabii ki bilimsel olarak ortaya konulan verilerle birlikte…
Ekonomik krizler, yüksek enflasyon ve işsizlik gibi faktörler bireylerin yaşam kalitesini düşürdüğü apaçık ortada. Gelecek kaygısı, A’dan Z’ye herkesi etkiliyor ama özellikle genç kuşaklar arasında yaygın. Bakın mesela, Z kuşağının %54'ü stresten dolayı işe gidemeyecek kadar kötü hissettiğini belirtmiş… Psikolojik destek hizmetlerine erişim ise hâlâ sınırlı. Bilhassa kırsal bölgelerde yeter seviyede uzman ve hekim yok. Diğer taraftan ise ruh sağlığı hâlâ bazı kesimlerde bir tabu olarak görülüyor, bu da yardım aramayı zorlaştırıyor.
Verilere göre, kadınlar erkeklere göre daha yüksek stres seviyelerine sahip: %66’ya karşı %58.
Genç jenerasyon kendisini daha sık üzgün ve umutsuz hissediyor. Sosyal medya baskısı, karşılaştırma kültürü ve dijital yalnızlık gibi faktörler ruhsal sağlığı olumsuz etkileyen faktörler arasında ön alıyor.
Sürekli olumsuz haber akışı (doğal afetler, siyasi gerilimler, toplumsal olaylar) bireylerde tükenmişlik hissi ile beraber toplumda yılgınlığı beraberinde getiriyor.
Tabii olarak Türkiye bu konuda yalnız değil. Dünya genelinde stres ve depresyon oranları artıyor. Ancak Türkiye'nin oranları en sahicisinden bu artışın çok çok üzerinde. Karşımızdaki tablo, ruh sağlığının sadece bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir mesele olduğunu gösteriyor ve birde 1999 yılından beri rafta bekleyen yasa var. Bildiğim kadarıyla bir dönem MHP’nin Ruh Sağlığı Yasası için bir dönem teklifi de vardı ama akıbeti ne oldu, meçhul.
Yine Türkiye’nin verilerine göre, yıllık antidepresan kullanımı 70 milyon kutuya ulaşmışsa ve kimseler bu konuya dönüp bakma gereği duymuyorsa, “Allah’ım sen aklımıza mukayyet ol” günlerinden geçiyoruz demektir, vesselam.













