Kayseri’nin Talas ilçesine bağlı Derevenk Viyadüğü mevkide son 1 haftada 2 kişi intihar girişiminde bulundu.
Haber böyle başlıyor. Ayrıntılarını sütunlarımızda okuyabilirsiniz.
Bizim anlatmaya çalıştığımız şey, spesifik olarak bu haberin bizatihi kendisi değil doğal olarak…
Pandemi sonrası normalleşme adına atılan adımlarla birlikte toplumsal manada bunalmış insanların sayısı giderek dikkat çekici boyuta taşınıyor; bilmem farkında mısınız?
Günaşırı bir biçimde intihar ve intihara teşebbüs haberleriyle dolu gazeteler, tv’ler.
“Bunalıma girdi, intihar etti” klasiğinin dışına çıkmayan kalıp cümlelerle bezenmiş haberler silsilesi hep karşımızda duruyor.
İçeriğe dair bilgi yok.
Sebep yok.
Yok oğlu yok ama kendi canına kast edenlerin sayısı sıkıntı verecek düzeye doğru hızla yol alıyor. Hem de birçok meslek grubu adına bunu söylemek mümkün. Geriye doğru arşivi taradığımızda polis, avukat, iş adamı esnaf da dâhil olmak üzere intihar edenlerin varlığını görmezden gelmemiz mümkün değil.
Demek ki toplumsal anlamda bir sıkışıklık söz konusu… Ve insanların rehabilite edilmesi şart.
Geçtiğimiz aylarda buradan anlatmaya çalışmıştım. Türkiye’de antideprasan kullanımının alıp başını gittiğini rakamlarla ifade etmeye çalışmıştım. Tüm bunları alt alta koyup topladığınız zaman, elbette pandeminin de etkisiyle bir nevi buhran dönemi ile karşı karşıyayız.
Hayat şartlarının zorlaşması…
Gelecek kaygısı…
Kısıtlama günlerinde yaşanan kapanmalar…
Ekonomik durum…
Tüm bunları bir araya getirdiğinizde ister istemez gergin insanlar oluveriyorsunuz.
İşte tam da bu noktada toplumsal savrulmalara karşı, ciddi biçimde bir ruh sağlığı yasanın hayatın içine girmesi, olmazsa olmaz olarak karşımıza çıkıyor.
Yarınlar daha büyük sorunları beraberinde getirmeden, atılması gereken adımlar acilen atılmalı.













