Kayserispor, Galatasaray’ı fena silkeledi.
Santra henüz yapılmışken, dakika bir, gol bir oluyordu az daha. Miguel Nunes Cardoso, sol taraftan müthiş bindirdi, topu da çok doğru yere gönderdi ama Emrah Başsan’ın küçük bir zamanlama hatası iyi bir vuruşu beraberinde getirmedi getirmesine lakin bu hücum, Kayserispor’ın nasıl bir maç oynayacağının sinyalini vermiş oldu.
Kâğıt üzerinde favori elbette Galasaray’dı ama Kayserispor, kora kor, göze göz, dişe diş mücadele ile rakibine aman vermedi. Tabii ki Kayserispor Teknik Patronu Hikmet Karaman’ın rakibi iyi analizi ve önde baskı planı tıkır tıkır işlemesinin bunda payı büyüktü. Galatasaray ne yapmak istediyse, ev sahibi misliyle karşılık verdi. Özellikle Alparslan-Nelson ikilisinden oluşan stoperlerin oyun kurma noktasında eksik kaldığı analizi üzerinden yürüyen Hikmet Hoca’ın istediği goller 39’da Thiam, 45’de ise Emrah Başsan’dan geldi. Ayrıca ilk golde uygulanan duran top organizasyonu fevkalade kayda değerdi…
İlk yarı biterken 6 dakikaya iki gol birden sığdıran Kayserispor, psikolojik üstünlüğü de cebine koyarak soyunma odasının yolunu tuttu. İkinci 45’te de değişen bir şey olmadı. Fatih Terim’in oyuna müdahalesini de hiçbir şeye kifayet etmedi. Kayserispor güle oynaya devam etti. Nitekim bir de penaltı golü gelince üç farka ulaşan Kayserispor, rakibinin süngüsünü tam anlamıyla düşürdü. Sonrasında da ipler tamamen Kayserispor’un elindeydi.
Yeri gelmişken söyleyelim; elde edilen bu zaferde aslan payını Karaman Hoca’nın hanesine yazmak, bu mücadelenin olmazsa olmazıdır…
Ve elbette, tüm takımın iyi oynadığı bir akşamda, iki asist yapan Bernard Mensah, iki gol atan Mame Baba Thiam, müthiş füzesiyle Emrah Başsan, Miguel Cardoso ve Majid Hosseini’ye ayrı bir parantez açmazsak ayıp etmiş oluruz.
90 dakika boyunca futbolun tüm doğrularını muazzam bir konsantre ile oynayan ve rakibine ders veren Kayserispor, tarihi bir galibiyetin altına, bileğinin hakkıyla imza attı. Emeği geçen herkes alkışı fazlasıyla hak etti.
Bravo Kayserispor!













