Ekonomi ayar tutmayınca, psikoloji de bozuluyor.
Yükselen döviz kuru ile birlikte artan hayat pahalığı, TL’nin değer kaybıyla birlikte alım gücünün düşmesi filan derken, asabiyet ve gerginlik artıyor. Bu durum yaşadığımız toplumda ister istemez asık suratlılar kulübüne çeviriyor. Yalnızca böyle kalsa iyi, insanlar arasında hiddet artıyor, iş şiddete dönüşüyor.
Bakın, Kayseri’nin Tomarza ilçesinde akrabalar arasında başlayan arazi anlaşmazlığı tartışmasında silahlar çekildi, kan aktı. 3 Kişi hayatını kaybetti, 2 kişi yaralı ve yaşam mücadelesi veriyor... Kentin orta yerinde, göbeğinde yani; bir genç adam ayrı yaşadığı karısına barışma teklif ediyor ve “Hayır” cevabını alınca uluorta kendi kafası silahı dayayarak, tetiği düşürüyor…
Bizim gazetenin sütunlarına yansıyan-yansımayan birçok adli ve polisiye olay sayısında yukarı doğru tırmanışın olduğunu görmemek için kör olmak gerek. Hele uyuşturucu diye bir bela var ki, kolluk kuvvetleri her gün operasyon yapıyor da yine kökleri kurumuyor.
Anlatmaya çalıştığımız şey şu: Önümüze, arkamıza, sağımıza, solumuza nereye baksak insanlar mutsuz ve huzursuz. Sokakta, caddede, evde, işte, otobüste, markette gergin yüzler, umutsuz gözler görüyoruz. Haliyle bu durum toplumun kahir ekseriyetine sirayet ediyor. Derken kelebek etkisiyle herkese ulaşan negatif haller silsilesi ortaya çıkıyor.
Aslında şu anlattığımız vaziyetlere dair, yurt içi ve yurt dışı kaynaklı birçok sosyolog, psikolog ve toplum bilimcinin ciddi ciddi uyarılar yapmıştı, Kovit-19 salgınıyla birlikte hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, devletler, hükümetler akıl sağlığını korumak adına tedbirleri şimdiden almaya başlamalı diye…
Bilimsel tespitler, ağır ağır değil, hızlı hızlı hayatımızın içinde ve derin bir sarsıntı yaratıyor. Halletmemiz gereken sorunlar var; başta ekonomi olmak üzere, toplumsal bir rehabilitasyona ihtiyacımız olduğu aşikâr. Hem yerküre hem de ülke olarak bu koşulların sürdürülebilir olmadığını idrak etmek bu kadar zor olmasa gerek…
Evet, farkında olsanız da, olmasanız da, hiçbir şey eskisi gibi değil, olmayacakta ve bu gerçeği kabul ederek A’dan Z’ye her konuda yeni bir formata ihtiyacımız var.













