Milli hassasiyetler noktasında muazzam bir ülkeyiz.
ürk milletinde vatan, millet, bayrak, ezan denildiğinde deyim yerindeyse akan sular durur… Dünya bir yana, kutsallar bir yana durumu hâsıl olur. Bu konunun tek satır bile tavizi olmaz. Olmadığını da geçmişten geleceğe tarihin bütün sayfalarında görmek mümkün.
Toplumunun genetiğinden gelen hasletleri var.
Ortak değerlerimiz noktasında, tek ses, tek nefesizdir.
Benim bildiğim ve takip ettiğim Atatürkçü Düşünce Derneği de öyledir. Her açıklamalarında ve ortaya koydukları tavırlarda; ulusal çıkarlar ön plandadır. Ülkenin değerler bütünü adına, “bayrak” hepimizde olduğu gibi ADD’nin de üzerine titrediği varlık sebebimizdir, kimliğimizdir.
Buna kimsenin tek satır itiraz koymayacağını ve ADD’nin de hassasiyetlerini bilerek, bugünkü manşet haberimiz üzerinden söyleyeceğimizi esprili bir biçimde gündeme taşıdık. Sahabiye Mahallesi, Ahmet Paşa Caddesi üzerinde bulunan (bizim gazetenin tam karşısı) ADD Kayseri Şubesi’nin balkonun sarkıtan bayrağımızın rengi solmuş, eskimeye yüz tutmuş. Demeye çalıştığımız şey, bu eskimiş, rengi solmuş Türk Bayrağı’nın ADD Kayseri Şubesi’ni hiç mi hiç yakışmıyor.
Vaziyeti böyle görünce, geçtiğimiz günlerde Felahiye ilçe ziyareti dönüşünde eskimiş Türk Bayrağı’nı fark eden Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’a atfen, “Bir bayrak da ADD’ye lütfen” dedik.
Şairin dediği gibi;
Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,
Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.
Biz böyle bir ırkın ahfadıyız. Yazının girişinde ifade ettik etmesine de, bir kez daha altını çizelim. İyi ki öyleyiz.
Ay yıldızlı bayrak altında yaşamak bizim için ne kadar büyük bir onursa, onu korumak ve değer vermek de en büyük sorumluluk alanımızdır.
ADD Kayseri Şubesi’ne acizane tavsiyemiz, bayrağımızı yenisiyle acilen değiştirmesi yönündedir.
Lazım gelen; kuru hamaset yerine, sözde değil özde hayata geçen tavır olmalıdır.
Bu konuyla ilgili başka da söylenecek söz yoktur.













