Pandemi süresince gündemin arka sıralarında kaldı ama varlığını ve tehdit olmayı hep sürdürdü. Biliyoruz, bundan sonra da sürdürecek…
Maalesef ki, uyuşturucudan bahsediyoruz.
Kayseri Emniyeti dün itibariyle operasyon üstüne operasyon yaptı. Hatta operasyonların içinden de operasyon çıktı. Uyuşturucu kullanmaktan ve ticaretini yapmaktan 16 kişi suçüstü yakalandı, 1 kişi ise aranıyor.
Güvenlik güçleri özveriyle çalışıyor, farkındayız… Buna karşılık zehir tüccarlarının da boş durduğunu sanmayın… Bakın dünkü operasyona, onların deyimiyle zulalarına…
Yorganın içinden uyuşturucu çıktı…
Pipetten, bildiğiniz pipetin için uyuşturucu çıktı…
Güya şeytanın aklına gelmeyecek ve yok daha neler dedirten yöntemler ama tek tek deşifre oluyor, olmaya da devam edecek…
Çağın en büyük illeti olarak ilk sıradan karşımıza çıkan uyuşturucu bağımlılığı, satışı, kullanımı her koşulda her yerde… Biz görüyoruz ve tanıklık ediyoruz ki, güvenlik güçleri canla, başla bir mücadelenin içinde. Sorun ise tam bu noktada başlıyor. Eğer mücadeleyi yalnızca polisiye tedbirler bazında bırakırsak, sonuç sınırlı oluyor. Yani bir taraf eksik kalıyor.
Meselenin özü sivriksinekler değil, bataklığı kurutmak. İşte bu yüzden topyekûn bir mücadele olmazsa olmaz koşul. Bu mücadelede tabii olarak ebeveynlerin önemi büyük önem arz ediyor; bir de öğretmenlerin… Gençlerin dört koldan bu melanetin içine itilmesi için fırsat kollayanlara karşı, aile, okul ve polisiye tedbir üçgeni içinde yol alınmaz ise çok daha fena manzaralar ile karşılaşacağımız günler yakındır.
Demem o ki, bu Kovit-19 salgını bir biçimde biter, diner, nihayete erer ama uyuşturcu konusunda ipe un serersek, kötü günler geride kalır, daha da kötü günler gelir.













