Siyasal manada keskin virajlar, engebeli kulvarlar dönemine doğru yol alıyoruz.
Ekim ayının başında açılacak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) mesaiye başlamasıyla birlikte ilk ele alınacak konuların başında ‘seçim kanunu’ ve bununla birlikte barajın yüzde 7 olması gibi tartışmaya açık konular gündeme gelecek. Barajın düşmesi anlamında kimsenin, yani hiçbir siyasi partinin itirazı olacağını zannetmiyorum. Fakat değişmesi beklenen seçim kanunu üzerinde sanırım fırtınalar kopacak. Zira bir yılı aşkın zaman diliminde üzerinde çalışılan bir taslak söz konusu. Hatta MHP ve AK Parti’nin bu konuda farklı fikirleri olduğu üzerinden kamuoyuna yansıyan görüşler oldu.
Bugün uygulanan sistem devam mı edecek, dar ya da daraltılmış seçim bölgeleri mi gelecek? İşte siyasal arenada kıyametin alameti bu nokta olacak galiba…
Seçim kanununa dair çalışmaların olduğunu biliyoruz ama gelinen safha neresidir, orası biraz muammalı. Cumhur İttifakı bileşenleri AK Parti ve MHP uzlaşırsa, TBMM’den bu kanun çıkar. O nedenle uzlaşı arayışlarının sürdüğüne dair güçlü emarelere tanıklık ediyoruz. 1 Ekim itibariyle, neyin olduğunu görmek mümkün olacak. Bu kanun tasarısı TBMM’den geçerse, uygulanabilmesi yani yeni bir seçimde geçerli olabilmesi için, üzerinden bir yıl gibi bir süre geçmesi gerekiyor. Bu da demek oluyor ki, bir yıldan fazla bir zaman dilimine tekabül eden sürede seçim filan olmayacak.
Cumhur İttifakı’nın seçim kanunu üzerinde yoğunlaşmasına karşılık, Millet İttifakı’nda da başka bir hazırlık var. Yalnızca Millet İttifakı değil, diğer partilerde bu çalışmaya destek veriyor. Türk tipi başkanlık olarak adlandırılan Cumhurbaşkanlığı sistemine karşı, yeni ve farklı bir hamle geldi… CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, İYİ Parti Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı Bahadır Erdem, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kaya, Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Şahinalp, DEVA Partisi Hukuk ve Adalet Politikaları Mustafa Yeneroğlu, Gelecek Partisi Seçim ve Hukuk İşleri Başkanı Ayhan Sefer Üstün’ün ‘güçlendirilmiş parlamenter sistem’ için bir masa etrafında toplanarak, konuyu etraflıca tartışmaya başladı.
Bir tarafta seçim kanunu, diğer yanda güçlendirilmiş parlamenter sistem derken, hiç kuşkunuz olmasın ki toplumu sert ve ciddi tartışmalar sarmalı bekliyor. Siyasiler bu işlerle hemhâl olurken, vatandaş da mutfaktaki yangına dikkat çekiyor ve hayat pahalılığı sorununun çözümünü istiyor.













