Türk toplumu, pandemi nedeniyle yeterince stresli. Herkesin malumu, zor günlerden geçiyoruz. Korona yalnızca Türkiye Cumhuriyeti’nin değil, dünya nüfusunun tamamının başına bela. Aşı ve tedavi yöntemi bulununcaya kadar, insanlığın, maske, mesafe ve temizlik üçlemesine sıkı sıkıya bağlı kalmaktan başka kurtarırı yok.
Bir büyük pandemi belası başımızdayken, dün haber merkezimize düşen haber işin tuzu biberi oldu.
Tarım Orman İl Müdürlüğü’nün Kocasinan’a bağlı ekiplerinin rutin denetlemeleri; o da ne… Tavuk parçalama ve paketleme adına merdiven altında hijyenin yerle yeksan olduğu koşullarda 4 ayrı işletme var karşımızda.
Fotoğraflara bakmamız bile yetti…
Yahu arkadaş, ayıptır, yazıktır, günahtır.
İnsan sağlığı dediğiniz bu kadar mı ucuz mudur?
Cebinize üç kuruş daha fazla koymak adına, şu kepazeliğin gereği var mı?
Biraz utanma, vicdan, hayâ be…
Bakın ortaya çıkan bu ve benzeri manzaraların adını ben koyayım: Resmen gıda terörü ile karşı karşıyayız…
Bu rezilliğe el konulmasa, 150 kilo sağlıksız tavuk, kim bilir hangimizin midesindeydi.
İyi ki ele geçti…
İyi ki imha edildi.
Tam yerine gelmişken, Kocasinan Tarım Orman İlçe Müdürlüğü’ne bağlı ekiplere teşekkür ederiz. Ancak bir itirazımız var. Yüksek sesle dillendirelim. Kim bilir belki bu tip arsızlığa, yüzsüzlüğe kısmen dur denilmiş olur.
Madem böyle bir operasyon gerçekleşti ve karşımıza böyle bir manzara çıktı. Sağlıksız tavuk etlerinin imhası ve para cezasına amenna. Biz buna yetmez ama evet diyoruz. Bu bahsi geçen 4 kurum mudur, iş yeri midir her ne ise mutlaka ama mutlaka isimleri kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Bildiğim kadarıyla kanun-yasa-mevzuat buna cevaz veriyor…
O halde verin isimlerini de, vatandaş bir yere not etsin; hafızalara mıh gibi çakılsın, unutulmasın.
O isimler ortaya çıktıktan sonra, bakın görün ne oluyor…
Demem o ki, gereğini sonuna kadar yapın… İşi yarım bırakmayın… Ki ülkede yapanın yaptığı, yanına kâr kalmasın!












