Kuvvetle sarsılıyoruz ve savruluyoruz; kimimiz farkında, kimimiz değil…
Sosyolog, filozof ve kültür eleştirmeni Slavoj Zizek, bu durumu “İğrenç bir barbarlığa doğru sürükleniyoruz” betimlemesiyle değerlendiriyor.
Bu salgının gelecek gerçek krizin yalnızca küçük bir testi olduğunu söylüyor Zizek, sonrasında da şu saptamayı yapıyor:
“Toplum iğrenç bir barbarlığa doğru sürükleniyor. Umut etmek istiyorsak, eski hayatımızın bittiğini kabul etmeliyiz. Yeni bir normal icat etmeliyiz. Üçüncü dalga bir akıl hastalığı dalgası olacak…”
Yerküre, neredeyse bir yıla yakın zaman dilimi içinde Kovit-19’a teslim olmuş vaziyette. 1.5 milyonu aşkın insan vefat etmiş; her gün önümüze yeni bir tablo çıkıyor. İnsanlar; kısmi kısıtlarla, kısmi esir günlerine eyvallah demek zorunda kalmış. İster istemez yaşam alanları, başka bir yöne evriliyor, devriliyor ama mecburen, mecburiyetten…
Aklıselim biliyor ki, virüsle mücadele bilim insanlarının-virologların işi. Aşı ve geliştirilecek ilacı dünya dört gözle bekliyor. (Bu arada aşı ve kısıtlama karşıtları da başka bir mevzu) Fakat bu arada gözden kaçan ya da görülmek istenmeyen sosyolojik, psikolojik sorunlar var.
İşte bu yüzden dünya Zizek’in “Yeni bir normal icat etmeliyiz” cümlesini ciddiye almak zorunda.
Bırakın ıvır-zıvırı, hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı artık aşikâr biçimde ortada değil mi?
Yaşam standartları adına insanlık resmen metamorfoza uğramadı mı?
Düşünün bakalım, dünkü hayatımıza dair geride bıraktıklarımızı?
Güneş nasıl balçıkla sıvanamazsa, eski günleri geri getirmek de öyle sanıldığı gibi kolay değil; en azından şimdilik. Tabii bunlar yalnızca benim fikrim değil… Bilim insanları aşı çalışmaları tutsa bile Covit-19 belasının, maske-mesafe-kısıtlama ile yaşamayı zorunlu hale getireceği ısrarla vurguluyor.
Yani, aşı geldi haydi virüs bitti, eskiye dönüyoruz diye bir realite yok. Toplumlar bunu aklından en azından şimdilik çıkarmak zorunda.
“Dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemez lazım” diyor ya Mevlana Celaleddin Rumi; aynen öyle… Yeni normal üzerinde kafa yorulması gereken zamanlardayız. Şimdi pek farkında olmasak bile psikolojisi sağlıklı bireyler olmaktan şiddetle uzaklaşıyoruz.
Zizek ne diyordu: “Pandeminin üçüncü dalgası, akıl hastalığı dalgası olacak…”
Galiba bu konuyu ciddiye almamız gerekiyor…













