Yeni yıl yeni umutlar demek.
Umut fakirin ekmeği misali, benzer, beylik ifadelerle yüklü eskiyi yolcu etme, yenisine dair temennide bulunma adeta toplumsal bir ritüel boyutu kazanmışken, bugün bir kez daha yine aynı köprüden geçiyoruz.
2020 geride kalırken, 2021’e dair hepimizin beklentileri var. Daha doğrusu yaklaşık 8 milyar insanın ortak dileği, haklı olarak Covid-19 pandemisinin son bulması.
Ümit etmek, umudu tüketmemek, insanın varlık sebeplerinden elbette. Ancak görünen o ki, salgının nefesinin kesilmesi 2021’in sonlarını bulacak. Yani içimize bir nefes çekip, hoop, yeni yıla girdik dertler bitti durumu söz konusu değil. Bilimsellik ve bilimin öngörüsü bu. O hiç haz etmediğimiz 2020’nin bize bıraktığı maske-mesafe hadisesi aynen devam edecek.
Herkes, her gelen ve giden yılın üzerine yapıştırdığı yaftalarla hayatını idame ettirmeye devam ededursun… Kabul etsek de, etmesek de gelen gideni aratıyor ne yazık ki… İşin bir başka trajikomik tarafı da, insanoğlu olarak yaşam alanımız tabiata karşı yapmadığımızı bırakmıyoruz, sonrasında ise karşımıza çıkan felaketlere şaşırıp kalıyoruz. Oysa biz tabiata ne verirsek, o da bize karşılığını sunuyor.
Bir yılı geride bırakırken içinizi sıkmak istemem ama bu virüs nihayetlenecek, başkaları karşımıza çıkacak. Bu benim öngörüm filan değil. Yapılan araştırmalar, iklim değişikliği, küresel ısınma denilen melanetin getireceği ve dayatacağı olası durumlar.
Buzulların erimesiyle birlikte hiç bilinmeyen binlerce virüsün dünyaya yayılma ihtimali bile fevkalade korkunç. Hatta, “Bunlar dünya adına iyi günler,” diyenler çoğunlukta…
Evet, bir yıl biterken biz yine enseyi karartmayalım; umudumuzu hiç kaybetmeyelim. Fakat dünyayı kendi ellerimizle berbat ettiğimizi unutmadan… Bu dünya bize atalarımızdan miras kalmadı, çocuklarımızdan ödünç aldık, muazzam bir Kızılderili atasözü… Kim ne kadar farkında bilemiyorum lakin her hatalı tutumumuz, çocuklarımızın hayatından bir günü alıp götürüyor. Kirlettiğimiz dünya, o kiri alıp binbir biçimde yüzümüze sürüyor, biz bir türlü anlamak istemiyoruz. Önce berbat ediyoruz sonrasında da bir iyimserlikle yeni yıldan yeni beklentileri giriyoruz…
Neyse, neyse… Daha fazla içinizi sıkmadan iyiye dair ne varsa insanlıktan yana olsun diyerek mutlu yıllar dilekleri bölümüne biz de imza atmış olalım.













