“ Marjinal ideolojiler… İdeolojik bağnazlık…”
Kayseri Tabip Odası Başkanı Doç. Dr. Mehmet İlhan Şahin, Türk Tabipler Birliği’ni (TTB) anlatırken kurdu bu cümleleri…
Hiç mi hiç haksız değil.
Hatta yerden göğe kadar haklı.
Zira ne zaman Türkiye Cumhuriyeti’nin aleyhine bir durum ortaya konulacaksa, orada TTB’yi görmek mümkün. O nedenledir ki, Şahin’in açıklaması müthiş önem arz ediyor.
Kayseri Tabip Odası olarak, kendileri de TTB’nin bir parçası. MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin “Kapatılsın” önerisine, “Hayır” diyor ama ıslah edilmesinden dem vuruyor, çıkar yolu gösteriyor:
“Türk Tabipleri Birliği, kamu kurumu niteliğinde, yasalarla kurulmuş ve sınırları çizilmiş önemli bir meslek kuruluşudur. Hekimlerin, haklarını savunmak için kullanmaları gereken meşru zemindir. Bununla birlikte, mevcut üyelik, seçim ve delege sistemi, Tabip Odalarının ve TTB’nin bazı siyasi zümreler tarafından ele geçirilmesine meydan vermektedir. Bunun önüne öncelikle hekimler geçmeli, her bir hekim, kendi ilindeki Tabip Odasına ve TTB’ye sahip çıkarak, temsil haklarını liyakatli insanlara teslim etmek için çalışmalıdır. Zira mevcut durum en çok hekimlere zarar vermektedir. Bununla birlikte devletimizin ilgili kurumları, başta Türkiye Büyük Millet Meclisi, TTB’nin üyelik, yönetim ve seçim sistemini düzenleyerek hekimlerin tümünün temsil edilebilmesini mümkün kılacak adımları atmalıdır. Bu önemli kurum küçük siyasal zümrelerin elinden kurtarılmalıdır.”
Bir oda başkanı ve hekim olarak bu saptamaların altına imza atmamak mümkün değil.
Tam da kongre zamanı… Yani TTB’nin hafta sonu gerçekleşmesi planlanan kongresine Kayseri Tabip Odası olarak katılmayacaklarını, hatta protesto ettiklerini vurguluyor…
Tam olarak bin 576 üyeye sahip Kayseri Tabip Odası’nın tavrını ve duruşunu alkışlamamak mümkün değil; işte Türk Hekimleri budur dedirttikleri için.
BU RAKAMLARA DİKKAT
Bu açıklamaları Gazete Kayseri’ye yapan Tabip Odası Başkanı Şahin’e, Covit-19’a dair sorular da yöneltti bizim haber merkezi…
Öğrendik ki, Kayseri’de yaklaşık 2 bin 500 doktor görev yapıyormuş.
Doç. Dr. Şahin’in ifadesine göre, bu doktorlardan 200’ün üzerinde, tanı konulmuş, hastalığı atlatmış ve halen tedavisi süren isimler var.
Sağlık ordusu adına önemli rakamlar, önemli veriler bunlar…
Enfekte sayısında Kayseri’nin sürekli ön plana çıkmasının ardından, doktorlarla ilgili ortaya konulan bu bilgi, fena halde örtüşüyor.
Tabii bir de halk sağlığı bölümü söz konusu. Şahin’e göre. 15 gün öncesine bakılırsa iyiye yönelen hareketler söz konusu. Kendisi diyor ki; “Düşüncelerimizi Sayın Vali Şehmus Günaydın ile paylaştık, çözüm önerilerimizi anlattık…”
Sözlerini noktalarken de vatandaşları şöyle uyarıyor:
“Son 2 haftadır atılan ciddi adımların faydaları, şükürler olsun ki bugünlerde kısmen görülmeye başlanmıştır. Ancak hastane yatış oranlarının ve yoğun bakım doluluk oranlarının istenen düzeyde düşmesi için zamana ihtiyaç vardır. Önümüzdeki günlerde istenen gelişme olmazsa, önlemlerin dozu artırılarak salgınla mücadeleye aralıksız devam edilmelidir. Vatandaşlarımız da asla rehavete kapılmamalıdır. Daha fazla insan kaybetmememiz ve sokağa çıkma yasakları gibi sert müdahalelerle karşılaşmamız için, her bir birey sorumluluk üstlenerek kendini ve çevresini korumak için çok hassas davranmalıdır. “
Ez cümle; maske, mesafe, hijyen kurullarına uyalım. Uymayanları uyaralım diyor kendisi.
200 doktorun virüsün pençesine düştüğü Kayseri’de herkesin kendine bir pay çıkarması gerekmiyor mu?













