Erciyes Üniversitesi, büyük iş başardı. Tabii ki bu imzanın altında Prof. Dr. Aykut Özdarendeli ve ekibi var.
Tüm ülkenin yüz akı olmasına karşın, ekran ekran, kapı kapı gezmedi, işini yapmak adına muazzam bir duruş sergiledi. Ne bir fotoğraf verdi, ne tek satır laf etti. Ta ki düne kadar. Bunca geçen sürecin ardından ilk kez konuştu, bir yılı aşan çalışmanın ardından ilk kez röportaj verdi.
Biz de gazete olarak birkaç kez konuşması adına teşebbüs ettik ama “Hoca, kesinlikle konuşmuyor” dediler, saygı duyduk. Fikrimce de bugüne kadarki duruşuyla doğrusunu yaptı.
Türkiye’nin yerli ve milli aşısı olarak Faz-3 çalışmalarına geçen, ilk iki safhayı başarıyla noktalayan ve son olarak adı Turkovac olarak açıklanan bu zahmetli işin mimarı Özdarendeli Hoca, süreci anlatırken önemli bilgiler verdi. Bu çalışmanın öyle damdan düşer gibi hayata geçmediğinin altını çizdi. Kendisi korona virüs üzerinde ABD’de üç yıl çalışmış. Tabii o zamanlar bu virüsün böyle bir salgına ve belaya sebep olacağı tahmininden uzak biçimde. 2020 Mart ayında salgın dünyayı etkisi altına alınca, ekibiyle birlikte geceli-gündüzlü bir serüven başlıyor. Kafasından, “En azından tanıdık bir virüs, bunu yenebiliriz” diye geçirmiş. Nitekim bugün gelinen noktada artık son safhadan alınacak sonuçlar ve acil kullanım onayı ile birlikte, insanlığın hizmetine sunulacak bir aşı söz konusu…
Devlet desteği ve Erciyes Üniversitesi’nin kuşatıcılığı ile az zamanda çok iş yapmış Aykut Hoca. Kendi böyle demiyor ama sözlerinden anlıyoruz ki, 5-6 yılda ortaya çıkacak çalışma, bir yıla sığdırılmış… Burada sağlanan maddi ve manevi destek de fevkalade önem arz ediyor.
Aşının izolesi… DNA diziliminin çıkarılması… Fareler üzerinde yapılan deneyi derken, sonrası Faz-1, Faz-2 şeklinde devam edegelen bir süreç. Ve tabii ki bugünlere gelinmesi.
Profesör Özdarendeli’nin sözleri arasında en dikkat çeki olanı hiç kuşku yok ki şu ifadelerdir bana göre: Türkiye 1998 yılından beri aşı üretmiyor… Evet, evet yanlış okumadınız… Türkiye’nin 23 yıldır aşı üretmediğini öğrendik bu vesileyle.
Neyse ki, 2013 yılında bu boşluğu Erciyes Üniversitesi doldurmuş, bir aşı üretim merkezini hayata geçirerek. İşte 2013 yılında atılan o adım, bugüne yerli ve milli aşı olarak dönüş sağlamış.
Prof. Dr. Özdarendeli’nin de dediği gibi; aşı stratejik bir ürün.
Biz de bilim ve bilimselliğe verdiğimiz önem dâhilinde yol alacağımızın altını çizelim, hoca ve ekibini de tekrar tekrar yürekten kutlayalım.













