Vatandaş haliyle şikâyetçi, bezgin ve haklı. Akşam yatıyor ayrı, sabah kalkıyor çok farklı bir güne uyanıyor. Zam furyasına yetişmek mümkün değil. Özellikle şu son akaryakıt zamları sonrası iğneden ipliğe tüm etiketlerin yukarı yönlü oynaması, can sıkıntısının dozajını daha artmasına sebep oluyor elbette.
Fiyat artışları, haliyle geçim sıkıntısını beraberinde getirince, alım gücü yerle yeksan olunca ve tabii ki enflasyonun önlenemez yükselişi devam edince, toplumsal psikoloji de derinden hasar alıyor. İnsanlar zamları kanıksamış ve içselleştirmiş vaziyetteler ama hayli de gerginler; bilmek istedikleri tek şey var… Orta yerde bir acı reçete olduğu bariz. Bu acı reçete ne zamana kadar devam edecek? Yani toplum, ekonomiyi yönetenlerden şunu bekliyor: İliklerimize kadar hissettiğimiz bu zamlı süreç, ne zaman sonlanır birisi çıkıp bize bunu anlaşılacak şekilde izah etsin!
Zam eksenli ekonomi politikalarına karşı toplumun bu beklentisi mutlak biçimde karşılık bulmalı. 1 ay mı, 1 yıl mı, 3 vakte kadar mı sürecek, bu durumun anlatılması lazım. Aksi halde katastrofik günler bize eşlik edecek demektir. Ki, bu tablo bizi açmaza götürür. Zira insanlar zamlara karşı “Artık ne olacaksa olsun” moduna geçmiş vaziyetteler. Hayat pahalılığına karşı sinirlenen, gerilen insanlar yerini, gülen, oynamaya başlayan kimselere bırakmışsa, hal ve minval bozulan düzene doğru süratle yol alıyor demektir.
Tam yerine gelmişken, o herkesin bildiği kıssadan hisseyle noktalayalım yazımızı:
Padişahın birisi vergileri arttırmış. Sonra vezirini halkın arasına göndererek ''Bak bakalım halk ne yapıyor?'' demiş. Vezir gitmiş, gelmiş, "Söylenmeye başladılar" sultanım demiş. "İyi, iyi" demiş padişah, “Arttırın biraz daha vergileri" diye de emir vermiş. Bir süre sonra vezire, "Git bak bakalım, halk ne yapıyor?” demiş. Vezir bakmış, "Çok kızmışlar sultanım, bağırıyorlar" demiş. Padişah, "Biraz daha arttırın vergileri" diye emrini yenilemiş. Ardından, yine vezirine halkı kontrol etme emri vermiş. Vezir korkuyla sultana, "Sultanım, halk öfkeyle sokaklara döküldü. Kavga, dövüş var" demiş. Sultan tebessüm etmiş "Siz arttırın vergileri" demiş. Vezir yine sokaklara halkın arasına inmiş. Saraya dönünce gülümseyerek, "Padişahım, halk katıla katıla gülmeye başladı " deyince, Padişah, "Tamam yeter, başka vergi yok, bu iyiye işaret değil" demiş…
Dedik ya, kıssadan hisse diye… İnsanların zamlara karşı katıla katıla gülmesine az kaldı. O seviyeye yaklaşıyoruz, aman dikkat!













