Yerli, yerinde ve fevkalade önemli bir çalışma, bunu en başta ifade etmek gerekir.
Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile kafa kafaya vererek, önemli bir çalışmanın altına imza atmaya devam ediyor. Şehrin değişik bölgelerinde bugüne kadar 600 sondaj çalışması gerçekleştirildi. Örnekler alındı, zemin etüdü yapılmaya devam ediyor. Hedef elbette kentin depreme karşı güvenli ve dayanıklı hale getirilmesi.
İnsan vücudunun röntgeni çekiliyor gibi düşünün. Kayseri’de parsel parsel, bölge bölge bir çalışma söz konusu. Bugüne kadar röntgeni çekilen ve örnek alınan nokta sayısı 600’e ulaştı. Toplamda bin 590 sondaj alına saptanmış. Kocasinan, Melikgazi, Talas, Hacılar ile Gesi-Ağırnas’ta duruma göre 10, 20 hatta 30 metreye inilerek sondaj yapılıyor ki zeminin durumu anlaşılsın diye.
Tekrar kere tekrar etmekte fayda var; deprem yaşadığımız yerkürenin değişmez gerçeği ise mutlaka bilim ve bilimsellikten faydalanmalıyız. Kayseri’nin de herkesin bildiği gibi tarihsel bir deprem gerçeği olduğuna göre, şehrin röntgenini çekerek, elde edilen verilen dâhilinde ciddi bir dönüşümün içine girmek adına adımlar atılmalı. Zira Kayseri, yüksek kat sayısı bakamından Türkiye’nin zirvesinde yer alan bir şehir. Bununla birlikte deprem yönetmeliğine uygun olmayan 40-50 yıllık binaların sayısı da hiç yabana atılmayacak seviyelerde.
İşte tam bu noktada Kayseri’de başlatılan zemin sondaj çalışmaları bana göre tamamlanana kadar ve sonrasında sıklıkla gündem teşkil etmeli. Tabii ki şehrin iyiliği ve geleceği adına bu çalışmaların kamuoyu ile paylaşılması, ayrıntılarıyla ortaya konması da, işin bir başka önemli kısmı. Deyim yerindeyse, Büyükşehir-Bakanlık eksenli başlatılan şehrin zemin tomografisinin sonuçları en ayrıntılı biçimde kamuoyu önünde tartışılmalı, sıkıntı veren bölgeler-mahalleler çekinceye yer bırakılmadan tek tek anlatılmadır.
Gecikmiş ama çok doğru bir karar ile Kayseri’de yapılan bu çalışma 5 etap sonunda tamamlandığında sanırım elimizde çok önemli veri kayıtları oluşacak. Oluşacak bu veriler bilim insanlarının değerlendirmesine açılarak, tartışılması ve gereğinin yapılması kaydıyla bu durum eminim ki şehir adına muazzam bir kazanç olacaktır.
Deprem gerçeğinin yaşadığımız coğrafyanın kaderi olduğunu unutmadan, unutturmadan yol almak bizlerin en büyük sorumluluğu olmalı; nokta!













