Enflasyon verileri, dün itibariyle açıklandı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) dedi ki; aylık tüketici enflasyonu mart ayında yüzde 5.46, bir yıllık oran ise yüzde 61.14 oldu.
Hemen hemen aynı zaman dilimleri içinde bir açıklamada ENAG’dan geldi.
Diyeceksiniz ki, ENAG ne?
Akademisyenler tarafından oluşturulan enflasyon araştırma grubu. ENAG olarak onlar da düzenli olarak Türkiye’deki enflasyonu açıklıyorlar.
TÜİK devletin resmi kurumu, ENAG ise bağımsız çalışma grubu.
Her ay verileri ortaya koyuyorlar. Ne hazindir ki, rakamlar birbirlerinin civarından, kıyısından, köşesinden bile geçmiyor. Bu kadar fark olmaz, olamaz dedirtiyor hepimize.
TÜİK’in verileri yayımlandı. 5.46, 61.14… ENAG aynı verileri açıklarken arada uçurum söz konusu oldu. ENAG’a göre mart ayı enflasyonu 11.93, yıllık olarak ise yüzde 142.63 olarak kayıtlara geçti.
Düşünün şimdi; verileri bilimsel değerlendirmeye tabi tutarak bu denli uçuk kaçık aykırı rakamların ortaya çıkması mümkün mü?
TÜİK de, ENAG da bu verilere hangi kıstaslar üzerinden ulaşıldığını açıklamalı.
Enflasyonu araştırırken hangi sepet kullanılıyor, rakamlara nasıl ulaşılıyor izaha muhtaç bir durum söz konusu.
Aksi halde devlet TÜİK üzerinden bir rakam açıklayacak, ENAG farklı rakamlar verecek. Valla başımız döndü bu işten. Küçük çaplı oransal sapmalara amenna, lakin açıklanan rakamlar arasında uçurumun da uçurumu karşımızda arzı endam ediyor. Herkes gibi benim de kafam karışıyor.
TÜİK de, ENAG da bu rakamları bulurken nasıl bir yol izlendiğini kamuoyu ile paylaşsa kıyamet mi kopar. Hiç kimsenin aklında bir şüphe kalmaz. Aksi halde bu hikâye uzayıp gider.
TÜİK ne derse desin… ENAG hangi rakamları verirse versin, vatandaş kendi enflasyonunu biliyor ve değerlendiriyor. En sağlıklı rakam çarşı pazarın bizatihi kendisi! İyisi mi biz bu konuya fazla takılmayalım. En iyisi, biz önümüzdeki ay yani nisana odaklanalım…













