Şu sıralar hayat pahalılığı ve enflasyondan şikâyet etmeyen yok gibi.
Ne yazık ki, sabahtan akşama etiketler jet hızıyla değişiyor bu ülkede.
İktidarın en yetkin isimleri bile, konunun farkında olduklarını ve gerekli çalışmaların yapıldığının altını sıklıkla çiziyor.
Hâl, minval bu…
Zamlı günler birbirine eşlik ederken, dün bir ses daha yükseldi Kayseri’den.
Fırıncılar ve Uncular Odası Başkanı Mustafa Aslan, “Bıçak kemiğe dayandı” örneğini verdi ve zam talebine hazırlandıklarını söyledi.
Sonrasında anlattı da anlattı.
Fiyat artışlarında hep fırıncıların suçlandığını dile getiren Mustafa Başkan, “Kimse demiyor ki, arkadaş sizin derdiniz ne?” sorusu yöneltti ve başladı derdini dökmeye:
“Bakın son bir yılda kullandığımız temel girdi ne varsa, başta un ve maya olmak üzere yüzde 100’den fazla zam gördü. Siz buna üretimde kullandığımız, elektrik, odun, su, tuz, işçilik ne varsa ilave ettiğinizde ortaya dayanılmaz bir vaziyet çıkıyor. Fırıncılar artık kepenk kapatma noktasında. Özellikle un fiyatlarında yaşananlar, akıllara zarar…”
Öyle ya, bir fırıncının en önemli sermayesinden birisi de un… Öyle ki, bir ay öncesine kadar bir torbasını 170 liradan aldıkları un, dün itibariyle 240 liraya yükselmiş… Kendisinin ifadesine göre, durum dayanılır gibi değil; zam kaçınılmaz yani. Kendileri de gerekli başvuru hazırlıklarını tamamlamak üzereler ve taleplerini silsile yoluyla iletecekler.
Mustafa Başkan, fırıncının halini-pürmelalini anlatırken, çözüm önerisi de var. Diyor ki; “Un fiyatları için hükümet bir komisyon oluştursun ve Ticaret Bakanlığı üzerinden bu rakamlar belirlensin…”
Tabii olarak, tüm bunların olabilmesi için yeter seviyede buğday üretimi şart. Çiftçinin buğday üretimi rekoltesinin arttırılması adına atılacak adımlar, ekmek fiyatlarını da belirlemiş olacak.
Rakamlar ortada…
Sorun ve sıkıntı kaynağı da belli.
Belli olan bir şey daha var, o da ekmeğe zam gelecek olması…













