Siyaset sahnesi toz duman; kulis bilgileri bir tarafa, gerçekle bağdaşmayan üfürme dedikodular, ham hayaller, rivayetler, uydurulan senaryolar filan derken, bindik alamete gidiyoruz kıyamete durumları yaşıyoruz…
Kaynağı olan, temiz doğru bilgiye amenna… Amma velakin gel gör birçok kez tanıklık etmek durumunda kalıyoruz ki, sağır duymaz uydurur günlerinden geçiyoruz Kayseri’de… Kimin gönlünden ne geçiyorsa veyahut işine ne geliyorsa getirip şu ya da bu şekilde önümüze boca ediyor; yersen... Yemezsen, gargara yap diye de tembihlemeyi ihmal etmiyor… Hâsılı iddialar havada uçuşuyor, başkan toto oynanıyor resmen…
Bahsetmeye gayret ettiğim durumdan en çok nasiplenen haliyle AK Parti ve MHP. Senaristlere taş çıkaracak yetenekte oluşturulan senaryolardan bahsediyoruz tabii ki… Amaç belli; kamuoyu oluşturmak, bir ismi dikte etmek. Bilgi kirliliği, diz boyu anlayacağınız… Çok sesli koro mu dersiniz, yurttan sesler topluluğu mu bilemem ama Kayseri’de siyasal partiler adaylarını ilan edene kadar bu tip sosyal medya kutsamaları eşliğinde daha neler görecek neler…
Siz istediğiniz kadar yazın, çizin ve dahi uydurmaya devam edin, günün sonunda iş ‘olacak alacaktır’ ötesine geçmeyecektir. Yani demem o ki, AK Parti de, MHP de kurumsal kimlik adına tekâmül etmiş iki siyasal parti. Sosyal medya dayatmacılığı-parlatmacılığı üzerinden kastığınız güzellemelerle bu işler yürümüyor. Doğrudur birçok isim belediye başkanlığı için yanıp tutuşuyor, elindeki her türlü imkânı da kullanıyor. Lakin seçim işleri sosyal platformlarda yapılan güzellemelerle nihayete ermiyor.
Şimdi burada isim zikretmeye ve detaylara girmeye gerek dahi görmüyorum. Şunun şurasında bir aydan daha az bir zaman diliminde, partilerin önemli bir bölümü adaylarını deklare etmeye başlar. Yani herkesin tıraşı gözünün önüne iner. O sebeptendir ki, büyük lokma ye ama büyük laflar etme durumunu herkese salık veririm.
Neyse ama senaryo işinde ekmek var… Biraz daha oyalanın!













