Bu bir utanç tablosu haberidir.
Ve ayrıntıların tamamı iğrençlik içerir.
Verilerin kaynağı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) çıkışlıdır. Bakınız, 2014 yılından bugüne gelirken, toplumsal çöküş manasında neler olmuş:
Türkiye'de güvenlik birimlerine gelen veya getirilen cinsel suç mağduru çocuk sayısı, 9 yılda yüzde 287 arttı. Verilere göre 2014'te 11 bin 95 olan cinsel suç mağduru çocuk sayısı, geçen yıl 31 bin 890'a yükseldi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı olay sayısı 2022 yılında 601 bin 754 oldu. Bu olaylarda çocukların 259 bin 106’sı mağdur, 206 bin 853’ü kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiasıyla, 100 bin 490’ı bilgisine başvurma amacıyla, 16 bin 499’u hakkında kayıp müracaatı yapılıp daha sonra bulunması sebebiyle, 12 bin 684’ü kabahat işlediği iddiasıyla, 6 bin 122’si ise kalan diğer nedenlerden dolayı güvenlik birimlerine geldi veya getirildi.
Güvenlik birimlerine mağdur olarak gelen 259 bin 106 çocuğun, yüzde 89,8’ini suç mağduru, yüzde 10,1’ini takibi gereken olay mağduru çocuklar oluşturdu. Suç mağduru olarak gelen veya getirilen 232 bin 739 çocuğun yüzde 13,7’si, cinsel suç mağduru çocuklar. Geçen yıl cinsel suç mağduru çocuk sayısı 4 bin 151’i erkek, 27 bin 739’u kadın olmak üzere 31 bin 890 olarak kayıtlara geçti.
2014 yılı itibarıyla güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı olay sayılarına ilişkin verilere göre cinsel suç mağduru çocuk sayısı 9 yılda yaklaşık 3 katına çıktı. Cinsel suçlar mağduru çocuk sayısı 2014’te 11 bin 95, 2015’te 16 bin 258, 2016’da 22 bin 655, 2017’de 23 bin 713, 2018’de 32 bin 759, 2019’da 31 bin 445, 2020’de 18 bin 450, 2021’de 24 bin 432 olarak kayıtlara geçti.
Yukarıda yer alan habere göre resmiyete yansıyan verilerden yola çıkılmış. Yani resmi olarak kayıtlara geçmiş, adliyeye-emniyete intikal etmiş olayların hasılası var. Rakamlar korkunç. Bir de susmak zorunda kalan, susturulan, korkudan konuşamayanları ilave edersek işin boyutu nerelere kadar uzanır varın siz hesap edin.
Bilmem kaç zamandır-keredir yazıyoruz bu köşeden; toplumsal bir savrulma yaşıyoruz diye… Bizi biz yapan ne kadar ahlaki değerler silsilesi varsa, teker teker elimizin altından kayıp gidiyor. Yozlaşıyoruz mütemadiyen. İşin kötü tarafı tüm bu olan biteni içselleştiriyoruz. Müptezellik halleri takdir ve taltif görür oldu bu ülkede. Bireysel mutluluk için, sergilenen bin bir türlü pespayelik-karaktersizlik ne yazık ki huzura giden yol gibi lanse edildi.
Uzun uzadıya çok daha fazla anlatacaklarımız var ama böyle bir toplumun ortaya çıkmasını biz istedik biz! Ve galiba da hiçbirimiz de şikâyetçi değiliz… Kusura bakmayın ama ortaya dökülüveren bu rezil rakamların sebebi hep birlikte hepimiziz!













