Maç başlamadan önce Kayserispor cephesine “Başakşehir deplasmanından bir puana razı mısınız?” diye sorsak, hemen herkes, “Elbette, tabii ki” cevabını verirdi sanırım. Fakat ev sahibinin oynadığı futbolu gördükten sonra, kaçan balığın büyük olduğuna tanıklık ettik.
Başakşehir takımı, Avrupa yorgunu olduğu için midir, yoksa Kayserispor’u bırakıp kaçan Çağdaş Atan hocanın oyun formatı gereği midir bilinmez ama özellikle ilk yarıda o kadar ağır çekim futbol oynadı ki akıllara zarar bir durum ortaya çıktı. Birinci vitesten öteye geçemeyen, topun oyundaki hızı noktasında, izleyenlerin “Allah’ım neydi günahım” dediği mücadelede teknik direktörsüz, alt yapı destekli Kayserispor, doğru planlamayla hücum etti. Rakibin ağırlığına bir de Berat Özdemir ve Davidson’un etkisiz eleman olarak dikkat çektiği karşılaşmada doğru zamanda doğru yerde bulunan Carlos Mane, “Gereğini düşüldü” dedi ve meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu. Bu golde Miguel Cardaso’nun takipçiliği ile Berat Özdemir’den çaldığı top ve adrese teslim ortayı da bir kenara not olarak düşelim.
Kayserispor deplasmanda öne geçerken, oynadığı futbolla da adeta giden teknik adam Burak Yılmaz’a selam çaktı. Yani futbolcuların Yılmaz’a karşı bir tavrı olduğunu anlamamak için kör olmak gerekirdi galiba… Hem geçen haftaya göre farklı bir kadro ile sahaya çıkan ve rakibine karşı istekli ve arzulu bir takım hüviyetinde görünen Kayserispor, soyunma odasına giderken hem skor, hem de oyun anlayışı adına rakibine göre daha üstünlük sağladığını dünya âleme ilan etti.
İlk 45 dakikada herkesin gördüğü iki yetersiz bakiye durumunda kalan Davidson ve Berat’ı soyunma odasında bırakarak Serdar Gürler ve Onur Ergün’ü oyuna dâhil eden Başakşehir, daha efektif göründü. En azından birinci vitesten, ikinciye geçiş yaptığını ilan etti. Nihayetinde bu dakikalarda da golü buldu. Elbette Kayserispor’un yediği beraberlik golünde orta alana kadar topla çıkan genç stoper Arif Kocaman kötü bir seçenekle rakibe ikram ettiği pozisyonun devamında Piatek affetmedi, cezayı kesti.
Eşitliğin ardından iki kalede de tehlikeli pozisyonlar yaşandı. Kayserispor adına bu dakikalarda kaleci Bilal’in ön plana çıktığı söylemek mümkün. Bir de Nazon hadisesi var ki, bu takımın santrforu Nazon mudur, iyi düşünmek lazım. Hatta bu ligin oyuncusu mudur, bilemedim… Mehdi Bourabia’nın stoper oynadığı 90 dakikadan Kayserispor adına alınan bir puan, her şeye karşın önem arz etti. Lakin halledilmesi gereken problemler olduğu da bir gerçek.
Şimdi milli ara nedeniyle 15 günlük lig arası olacak. Kayserispor bu araya yeni Teknik Direktörü Sinan Kaloğlu ile girecek. Kaloğlu’nun bu ilk Süper Lig deneyimi olacak. Kendisini futbolculuğundan ve Altay ile Gençlerbirliği teknik patronu olarak tanıyoruz. Tam yerine gelmişken, buradan kendisine dostane bir uyarı yapalım; ama dinler, ama dinlemez bilemem ama eğer çalıştığı iki takımda olduğu gibi Kayserispor’da da 3’lü savunma oynamayı düşünüyorsa, sıkıntı büyük. Zira zaten stoper mevkinde problemi olan Sarı-Kırmızılı takımda böyle bir oyun formasyonu felaketle sonuçlanabilir… Göreve başlamadan biz üzerimize düşeni yapalım da, gerisini de kendisi bilir…













