Gündem olmanın kestirme yolundan giderseniz, kuracağınız uçuk kaçık cümleler size bir yere taşır.
Hatta amacınıza bile ulaştırır.
Afyonkarahisar Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Acar da öyle yaptı. Afyon’un Kayseri’nin 8-9 katı pastırma ve sucuk ürettiğini iddia etti. Hiçbir argüman ve dayanak olmadan çıktı, bu ifadeyi kullandı. Elbette kendi görev yaptığı şehre şirin görünme adına geliştirilen bir tavırdan öteye geçmedi yaptığı açıklama.
Kardeşim, sen bir devlet memurusun. Bugün Afyon’da yarın başka yerde. Neyin hesabıdır bu açıklama. İlla bir değerlendirme yapmak durumundaysan, çıkarsın elindeki rakamları kıyaslama yapmadan verirsin, olur biter. Mesele pastırma ve sucuk olunca haliyle bu işin başkenti Kayseri’ye bir atıfta bulunmak artık geleneksel hale geldi. Bazı şehirler, Kayseri’nin pastırması ve sucuğunu sahiplenmek için 4 koldan tavır geliştirmek için yarışıyor adeta. Tabii ki yarış olsun, eyvallah ama saçmalama hakkınız da cebinizde kalsın isterseniz.
Çok açık ve net olan bir durum var ki, o da Kayseri’nin hem pastırması, hem de sucuğunun lezzeti konusu net biçimde tartışmaya kapalıdır. Üretim mevzu bahsinde ise, Halep oradaysa, arşın buradadır örneği ve yaklaşımıyla konuyu kapatabiliriz bence. Ancak işin hazin tarafı nedir biliyor musunuz, bugün Afyon’da müdür olan bay Acar’ın, uzun yıllar Kayseri’de müdür yardımcısı olarak görev yapmış olması… Artık Kayseri’ye dair hangi kötü anıları var bilinmez ama biz buradan sıkıntılı bir süreç yaşadığını değerlendirebiliriz pekâlâ…
Devlet memuru olsan bile, yıllarca ekmeğini yediğin, suyunu içtiğin bir şehre dair hedef gösteren açıklamalar, en hafif tabiriyle yakışık almaz… Demek ki Kayseri’ye dair kötü anılar kalmış geriye nedendir bilinmez ama… Yazık bu yol yol değil…
Biz Acar Müdür ile ilgili olan mevzuyu burada kapatalım, sonrasında bize dair eleştirilerde bulunalım.
Kayseri’yi kızdıran bu açıklama ajans üzerinden haber havuzuna düşünce, haliyle konunun muhatapları ile konuşmak istedik. Kayseri Tarım İl Müdürlüğü, memuriyet gerekçesiyle topa girmek istemedi, biz de kendilerine hak verdik.
Sonrasında bizim haber merkezi, Kayseri Ticaret Borsası (KTB) Başkanı Recep Bağlamış’a ulaşmaya çalıştı. Basın Danışmanı Ali Taştan da dâhil olmak üzere not bıraktık, hem de birkaç kez… Nihayetinde geri dönüş olmadı. Bir baktık ki, bizim istediğimiz açıklama, bir ajans üzerinden yapılmış… Hiç itiraz etmedik, beis görmedik, gocunmadık, ‘amenna’ dedik ve haberi dünkü gazetemizin manşetine taşıdık.
Gelelim esas meseleye: Yahu arkadaş, bizim haber merkezimizde görev yapan arkadaşlar,
Kayseri’nin âlî menfaatleri adına Bağlamış Başkan’dan bir açıklama istedi, hem kendisini aradı, hem de danışmanı olan Taştan’ı… İnsan tek satır geri dönüş yapar, bu çok mu zor?
Sahi, nezaketi, zarafeti kaybedeli çok oldu da bizim mi haberimiz yok!













