Kaygılı mıyız, kaygılıyız” diye söze başlıyor AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki durum tespiti yaparken. Katıldığı bir yayında sonra konuşmaya devam ediyor genelleme yaparak ve bunları da kendi sosyal medyası üzerinden paylaşıyor.
Anlatmaya çalıştığı şey gayet açık: Ekonomik vaziyetler nedeniyle zaman zaman AK Parti’ye kızanlar ve çekip gidenler oluyor ama bu gidişin adresi CHP, İYİ Parti ya da HDP olmuyor. Kararsızlar saflarına doğru bir yolculuk başlıyor ama sonra geri dönüyorlar…
Özhaseki’nin sözlerinden şunu anlamak mümkün doğal olarak: Düzenli anket yaptırıyorlar. Anketlerde bazen kopuşlar yaşanıyor ama bu gidişler topyekûn ve kökten değil. Kızanlar, kırılanlar kararsızlara dönüşüyor. Kendisi detaylandırmıyor ama biz de işimiz gereği yapılan birçok anketi ayrıntılarıyla inceliyoruz, takip ediyoruz. Sahiden de kararsız seçmen sayısı hayli yüksek. Hatta seçimin kaderini tayin edecek seviyeler çıkıyor karşımıza. Bu seçmenlerin önemli bir bölümü tabii olarak AK Parti’den hiçbir safa geçmemiş kitle. Geri dönüşleri olur mu, Özhaseki’ye göre, “Olur, oluyor” iklimi var.
İşin doğrusunu söylemek gerekirse, kendisinin ortaya koyduğu tespit doğru. Ekonomide yaşanan sıkıntılı süreç ile enflasyon ve hayat pahalılığı ikilemi vatandaşı ciddi manada etkiliyor, sarsıyor. Etkilenen seçmen de haliyle faturayı iktidara kesiyor. Anlatmaya çalıştığımız da, bu kırılan, etkilenen ve sıkıntıyı yaşayan seçmeni geri çevirmek ifade edildiği, anlatıldığı kadar kolay mı?
Özhaseki’ye göre kararsızlar grubu seçmeni geri çevirmek zor değil. Paylaştığı sözlerinden bunu çıkarmak pek âlâ mümkün. Bir de bu durumun altını çizen bir söylem geliştirdiler son dönemde, “Çözerse, AK Parti çözer… Yaparsa yine AK Parti yapar” diye. Fakat vatandaşta bunun karşılığı tam olarak var mı, orasını iyi irdelemek lazım. Zira karşı söylem olarak “20 yıldır iktidar sizsiniz” gibi yükselen bir itiraz söz konusu.
Seçim zamanında mı yapılır, yoksa erkene mi alınır orasını kestirmek güç ama AK Parti, kaybettiği seçmenini yeniden kazanmak ve iktidarı korumak için mutlak suretle enflasyon-hayat pahalılığı üzerinden insanları rahatlatacak adımları atmaz ve topluma bunu hissettirmezse, yani söylem eyleme dönüşmezse o bahsi geçen kararsızların nereye evrileceğini kestirmek sahiden güç.













