Farkında mısınız bilemiyorum ama sıkıntı büyük…
Yukarıdaki cümlenin muhatabı en yalın haliyle iktidardır.
Sebebini de açık açık yazalım da anlaşılsın. AK Parti’nin en çok oy aldığı kesimler arasında açık ara önde yer alan emekliler, küskün, kırgın ve umutsuz. 7 bin 500 liraya mahkûm edilen 10 milyona yakın emekli bırakın geçimini sağlamayı, hayata tutunma adına inanılmaz bir direniş gösteriyor. Kendileri uzun zamandır da gündemin ilk sırasında yer almaya devam ediyor ve yerden göğe kadar da haklılar!
Haklılar zira Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere MHP Lideri Devlet Bahçeli ve Cumhur İttifakı’nın bilumum paydaşları, “Sizi enflasyona ezdirmeyeceğiz, hayat pahalılığına yenik düşürmeyeceğiz” sözü verdi. Zaman, süre istendi, ekim ayı işaret edildi değişen hiçbir şey olmayınca da emekli bulunduğu her platformda sesini yükseltmeye devam ediyor.
Açlık sınırının 13 bin 334, yoksulluk sınırının ise 43 bin 433 lira olduğu bir ülkede 7 bin 500 lira alan emeklilerden bahsediyoruz. Üstüne üstlük, 7 bin 500 lira alan kahir ekseriyet emeklinin kök maaşları da 4 bin 500, 5 bin 500 lira arasında. Demem o ki, mutlaka bir düzenleme, hemen ve acil bir düzenleme yeni yıl gelmeden şart. Bunu da en çok AK Partili vekiller istemeli. Konudan mustarip insanların kendileri ilettikleri şikâyetler eminim ki, benim yazdıklarımdan beş beterdir.
Konuyu dağıtmadan anlatmak gerekirse, en radikal AK Partili emekli seçmen bile yaşanan olumsuzluklar nedeniyle neredeyse isyan noktasında. Ve diyorlar ki; “Herkese var, bize gelince mi yok? AK Parti’nin emekliyle bir derdi mi var?” Hâsılı emekli adalet istiyor, insanca yaşama adına adil bir düzeni hayal ediyor.
Bakın şimdi bu ülkede bir asgari ücret gerçeği var. Ne demek asgari ücret; en az… En aşağı… En düşük… Minimum… En alt… Hal böyleyse, asgari ücret en alt limitse, emeklinin alacağı da ondan düşük olamaz, olmamalı. İnsanca bir talep değil midir bu? Bu konuyla ilgili bir de referans var. 2016 yılına kadar emekli her koşulda asgari ücretliden fazla maaş alırken, TÜİK’in de katkılarıyla son 7 yıldır bu tablo tersine dönmüş vaziyette.
Mesele çok açık biçimde önümüzde duruyor; arkadaş bir ülke düşünün ki emeklisi en minimum ücret olarak belirlenen paranın da neredeyse yarı yarıya altında bir maaşla hayatını idame ettirmeyi çalışsın…
Nerede sosyal devlet ve adalet?
Emekliye reva görüler bu mudur?
Yazık, gerçekten çok yazık!













