Bir dernek, bir oda…
İkisi de tıpkıbasım aynı şeyi söylüyor ve uyarıyor…
Üstüne üstlük, öyle bağırmadan, çağırmadan körü körüne muhalefet olsun diye değil, Türkiye’nin gerçeklerine parmak basıyor.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, dün yazılı bir açıklama yaptı. Uzun sayılabilecek açıklama, istatistik ve rakamlarla yüklü; fakat ifadeler herkesin anlayabileceği seviyede. Başkan diyor ki;
-2021 yılının ilk 9 aylık verilerine göre tarım sektörü, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın yüzde 6'sını sağladı.
-Tarım sektöründeki büyüme, 2020 yılında yüzde 5,9 iken, 2021 yılının Ocak-Eylül döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2,9 oranında azaldı.
-Tarımdaki gerilemenin temel nedeni, bitkisel üretimde yaşanan azalış oldu.
-2020-2021 üretim sezonunda yaşanan şiddetli kuraklık ve diğer afetler, en fazla arpa, buğday ve baklagil ürünlerinde verim kayıplarına neden oldu.
-2021 yılı toplam bitkisel üretim, bir önceki yıla göre yüzde 6,1 azalarak, 126 milyon tondan 118,4 milyon tona geriledi.
-Hayvansal üretimde ise Ocak-Ekim döneminde yumurta üretimi yüzde 2,3 azalırken, tavuk eti ve sanayiye aktarılan süt miktarı yüzde 2,1 oranında arttı.
-Öte yandan tarım sektörü, istihdamdaki önemini koruyor.
-Ekim ayları itibarıyla 2020'de yüzde 18 olan tarımın istihdamdaki payı, 2021'de yüzde 17,1'e geriledi.
-2021 yılının Ekim ayında ise tarım 5 milyon kişiye istihdam sağladı.
-Tarım sektörü, işsizliği 1,7 puan düşürerek yüzde 12,9'dan yüzde 11,2'ye çekti.
-2021 yılı bütçesinde tarım sektörüne tarımsal destekler için bir önceki yıla göre yüzde 4,7'lik artışla 22 milyar 966 milyon lira kaynak ayrıldı.
-2022 yılı destek bütçesi ise 25 milyar 834 milyon olarak planlandı.
-Her ne kadar destek bütçesinde artış yapılmış olsa da girdi fiyatlarında, örneğin gübrede yüzde 400'leri aşan fahiş artışlar dikkate alındığında belirlenen bu rakamın yetersiz olduğu görülüyor.
-Destek bütçesinin Tarım Kanunu'nda belirtildiği gibi Gayrisafi Milli Hasıla'nın en az yüzde 1 oranında olması gerekirken, bu rakam yüzde 0,35 düzeylerinde kaldı.
-Kuraklık ve her yıl yaşadığımız diğer afetler dikkate alındığında bu zamlarla birlikte 2022 yılı tarım sektöründe zorlu geçecek.
Yukarıda yer alan şu ifadeler fevkalade önemli ve yol haritası olarak kabul edilmeli. Zira Başkan Bayraktan, ağlamadan sızlamadan durum tespiti yapıyor. Umarız dikkat çeker ve ve en önemlisi de gereken yapılır.
Yine yakın zaman bir başka uyarı daha yapılmıştı Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) tarafından: "Artan maliyetlere katlanacak gücümüz kalmadı. İnek kesimleri devam ederse yaz aylarında süt arzında düşük ve turizmden gelen talep sebebiyle tüketiciler de et ve süt bulmakta zorlanacaktır" denildi.
Onlar da TZOM gibi benzer bir durum paylaştı. Ve biz pandemi sürecinde üretimin, dahası yerli üretimin özellikle temel besinler noktasında ne denli kıymet arz ettiğini daha iyi anlamıştık. Şimdi dünya üzerinde tarım ve hayvancılıkta başka bir dönem yaşanıyor. Bizler Türkiye olarak elimizin altında yatan bu değerlerin farkına varır ve gerekli desteği sağlarsak ne ala… Aksi bir tutum içinde ithalata dayalı yol almayı sürdürürsek de, vay halimize…













