CHP Kayseri’de bir il başkanı belirledi, ömrü 6 saat sürdü; iyi mi?
Bakın olan biteni tane tane anlatalım; Ümit Özer CHP İl Başkanlığı’ndan istifa ederek milletvekili adaylığını deklare edeli yaklaşık iki hafta oldu. Yeni il başkanı belirlenene kadar görev yine kendisinde kaldı. Sonrası ise tam anlamıyla tufana, kaosa dönüştü.
Sözde yönetim içinde yapılan oylamada Adil Demir ismi öncelendi ve 17 oyla koltuğa oturdu. Partiye dahi gelmemekle suçlanan bu isme, taban muazzam bir tepki gösterdi, hatta protesto edildi, istifaya çağırıldı kendisi. 6 saatlik başkan CHP’lilere, “Beni tanımıyorlarmış,.. Ben de bunları tanımıyorum” deyiverdi. Ardından tepki dozajı alev topuna dönüşünce, 6 saat sonunda başkanlık görevi ani bir kararla bloke edildi. Aralarında eski başkanlar da olmak üzere Kayseri’nin önemli isimleri CHP Genel Merkezi tarafından Ankara’ya çağrılarak, gereğinin yapılması istendi.
Bu arada ifade edilmesi gereken ve gözden kaçan en önemli nokta şu: Apar-topar Adil Demir’in CHP İl Başkanlığı koltuğuna oturtulması çalışmalarında tepkiden en büyük pay, haliyle Milletvekili Çetin Arık ve Ümit Özer’e yöneldi. Bu ikilinin Kayseri’de partiyi istekleri doğrultusunda yönetme, yönlendirme arzusunun sıkıntının en önemli kaynağı olarak gösterildi.
Şimdi sil-baştan bir il başkanı belirlenecek. CHP’yi Kayseri’de temsil etme noktasında, eski il başkanları, belediye meclis üyeleri, ilçe başkanları ve bilinen isimler bir aday üzerinde uzlaşacaklar. Zannedersem açıklama bugün-yarın yapılır.
Kayseri’de bir il başkanının istifası sonrası yüze-göze bulaşan durumlar ortaya çıkıyorsa ve kızılca kıyamet kopuyorsa başta CHP Genel Merkezi olmak üzere partiye yön verdiğini düşünenler başını ellerinin arasına almalı, uzun uzun düşünmeli. Bu durum kamuoyunda ‘bir ilk başkanı bile seçmeyi başaramayan parti, bu ülkeyi nasıl yönetecek?’ sorusunun sorulmasına sebep oldu.
Açık açık yazmakta fayda var, CHP bu anlayışla Kayseri’de bir arpa boyu yol alamaz. Çok olağan bir durumu, olağanüstü-olağandışı bir yöne evirmeyi başararak, iktidara talip olduğunuzu söylediğinizde, seçmen nezdinde bunun karşılığı asla ve kata olmaz, olamaz. Hem bir il başkanı seçemeyeceksiniz, hem de ülke-devlet yönetmekten bahsedeceksiniz. Olmaz, olamaz.
Daha da berrak biçimde ifade etmek gerekirse, aklıselim yerine sen, ben bizim oğlan üzerine kurulu düzenden ne köy olur kardeşim, ne de kasaba!













