Hafta sonuna denk gelmezse, her ayın 3’ünde enflasyon oranları açıklanıyor. Hem iki koldan birden.
Yine öyle oldu. Önce ENAG (Enflasyon Araştırma Grubu) açıkladı… Dedi ki eylül ayı enflasyon oranı yüzde 5.34 oldu. Kısa bir zaman diliminin ardından TÜİK’ten cevap geldi; o öyle olmada, rakam 2.97 denildi.
Malum biri devlet kurumu TÜİK, diğeri bağımsız akademisyenlerin oluşturduğu ENAG. Ortaya konulan rakamlar ise taban tabana zıt. Neredeyse yüzde 100’e yakın fark var. Keza yıllık enflasyon adına da durum böyle. Biri diyor yüzde 88.63, öbürü 49.38. Böylesine rakamsal absürtlüğe başka bir ülkede elbette rastlanılamaz ama bizde durum budur.
Buradan açık seçik yazalım… TÜİK veya ENAG’ın verdiği rakamların kıymeti harbiyesi yok. Sokaktaki vatandaşın cebi, gerçek enflasyon rakamlarını milimi milimine size verir. İsterseniz buyurun çıkalım deneyelim. Vatandaşın cebi ve cüzdanı size gereceği söyler. TÜİK’in verileriyle çarşı-Pazar rakamlarının birbiriyle örtüşmediğini alem biliyor haliyle… Lakin çalışanların ücret zammı ne yazık ki bu kurumun rakamları baz alınarak hayata geçiyor. Hal böyle olunca da geçim sıkıntısının dozajı artıkça artıyor. Daha net ifade etmek gerekirse, elbise artık yama tutmuyor…
Hepiniz hatırlarsınız, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, göreve geldiğinde “Gerçek rakamlar üzerinden hareket etmezsek, enflasyonla mücadelede başarılı olamayız” demişti. Şimdilerde ortaya konulan bu enflasyon rakamlarına kendisi inanıyor mu bilinmez ama kime sorarsanız sorun rakamsal verilerin toplumda karşılığı yok haberiniz olsun.
Bu arada bir yanılgıyı, yanlışı da yeri gelmişken düzeltelim… Hani enflasyon düşünün trendine girdi ya… Bazıları zannediyor ki, fiyatlar düşüyor… Hayır, asla, kata böyle bir şey yok; fiyatlar düşmüyor, artış sürüyor... Enflasyonun aşağı çekiliyor olması, fiyat artış hızının yavaşlaması, anlamına geliyor. Fiyatlar yine artmaya devam ediyor ama artış hızı geriliyor. Yani zamlar azar azar geliyor, hepsi bu.
Uzun uzadıya anlatmaya hiç gerek yok. Enflasyon sarmalından, haliyle geçim sıkıntısından iyi ve güzel günlere geçiş yapmak için mutlaka ama mutlaka yıllık rakamın tek hanelere inmesi gerekiyor. Bir de çalışan kesim adına yapılacak pozitif düzenlemeler. Aksi taktirde gerisi lafı güzaf olmaktan öteye tek satır yol almak mümkün olmaz. Mesele bu kadar net.













