Bir okuyucumuz duyarlı bir tavırla gönderdi çektiği fotoğrafları.
Dikkatle inceledik, irdeledik ki yerden göğe kadar haklı…
Fotoğraflar hem Melikgazi Kaymakamlığı, he de Nüfus Müdürlüğü olarak hizmet veren binadan.
Orta yerde duran manzara bir devlet kurumuna hiç yakışmayacak cinsten; istiflenmiş masa sandalyeler, kir, toz, pas içinde görüntüler almış başını gidiyor. Vatandaş da haliyle bu durumdan şikâyetçi. Bu sebeple orta yerde duran tabloyu özetler nitelikte çektiği fotoğraf karelerini bizimle paylaştı… Biz de kamuoyu ile paylaşıyoruz, mesele bu kadar basit.
Dedik ya, burası hem kaymakamlık binası, hem de nüfus müdürlüğü olarak hizmet veriyor. Haliyle yoğunluk yaşanması normal ve doğal. Ancak önümüzde duran fotoğraflar gerçek manada sıkıntı verici.
Biz bu duruma iyi niyetle yaklaşıyoruz. Melikgazi Kaymakamı Bülent Karacan’ın bu görüntüler gözünden kaçmış olmalı diye düşünüyoruz. Tabii ki sorunun kaynağında bir de ödenek yetersizliği gibi bir mazeretin arkasına sığınmak mümkün olabilir. Lakin her iki durum da orta yerde duran bu kirliliğin izahı olamaz.
Diyelim ki ödenek yok… O da bir izah tarzı. Ancak, Melikgazi Belediyesi’nden rica etseniz bile buranın boya ve badanasını, hâsılı onarımını hiç itiraz etmeden yapar ve pırıl pırıl bir kullanım alanı sağlar diye düşünüyorum. Yani demokrasilerde çare tükenmez; önemli olan olaya nasıl baktığınız.
İşin özü şu: Devletin vatandaşa açılan yüzü bu ve benzeri kurumlardır. Hadi bir metafor yaparak noktalayalım yazıyı: Bu kurumlar vatandaşı güler yüzle karşılamalı, asık suratla değil. Meselenin özü bu olsa gerek. Bu yazı ve haberden sonra Kaymakam Karacan, binayı baştan aşağı bir gezerse her şeyi tüm çıplaklığı ile görür, ne demek istediğimizi anlar ve gereğini yapar kanısındayım; vesselam!













