Kayseri’de neredeyse belediyelerin tamamı, sanki yarın seçim varmış gibi gaza bastı.
Rutinin dışına taşan çalışmalar mı dersiniz… Festivaller, konserler silsilemi mi dersiniz… Ne ararsanız var doğrusu. Eylül ayı ile birlikte haraketlilik dozajı maksimum seviyelerde gezerken, ortaya çıkan tabloyu biraz değil çokça sandıkla bağdaştırıyorum.
Bir kez daha altını çizerek ifade etmem gerekir ki, seçim zamanında mı yapılır, yoksa öne çekilir mi bir bilinmeyen muamma gibi karşımızda dururken, o zaman dilimi gelene kadar belediyelerin yüksek frekanslı işlerin altına imza atmaya devam edeceği aşikâr biçimde karşımızda duruyor.
Cumhur İttifakı ve belediyeleri rüzgârı arkadan almış vaziyette. Millet İttifakı ve diğer partilerin oluşturduğu muhalefet ne âlemde derseniz, o fasıl biraz karışıklık arz ediyor. Net bir şekilde izah etmek gerekirse, birkaç ay öncesine kadar gündemi muhalefet belirliyordu ama son katrede iktidarın ipleri eline almaya başladığını söyleyebiliriz.
Biraz daha spesifik vurgu yapmak gerekirse, düne kadar muhalefetin sokak turları iyi iş olarak görülüyordu ama bugün insanlar farklı şeyler duymak istiyor. Bir dükkâna girip, “İşler nasıl” diye sormak insanların zihninde yeter seviyede tatminkâr duyguların oluşmasını sağlamıyor artık.
Sahici anket şirketlerine baktığımızda görüyoruz ki, kararsızların oranı dağ misali karşımızda resmi geçit yapıyor. Sağdan bakıyoruz, soldan bakıyoruz, yüzde 15-18 bandında gidip gelen kararsız seçmen söz konusu. Bu çok ciddi bir rakam. İktidara da, muhalefete de evet demeyen bir grup var. İşte bu oylar, seçimin kaderini tayin edecek nitelikte.
Tabii olarak herkes bu oylara talip ama ikna olmayan bu kitle, farklı şeyler duymak istiyor. İktidar erki, elindeki kozları tek tek masaya yatırırken, muhalefetin tavrı şu sıralar yeterli olmaktan çok uzak. Seçmen, “Sorunları biz çözeriz, onu da yapacağız, bunu da yapacağız” gibi cümlelere karşı, “Arkadaş benim bu laflara karnım tok” diyor. Beklenti şu: Sorunlar ve sorunlara karşı somut çözüm önerileri ve projeler…
Yüzde 80 enflasyonla yaşayan dünyanın sayılı ülkelerinden biriyken, hayat pahalılığı insanların belini bükmüşken, alım gücü diye bir sorun varken hâlâ muhalefetin oylarında ciddi bir artış yoksa, üstüne üstlük kararsız seçmen sayısı büyük bir dağ gibi karşımıza çıkıyorsa, taraflar adına iç açıcı bir tablo karşımızda yok demektir.
Karşımızda apaçık bir şey var ki, iktidarın da, muhalefetin de ikna edemediği bir kitle 2023’te ülkenin kaderini belirleyecek.













