Küresel iklim krizi, tüm dünyanın baş belası. Türkiye’nin ise 5 kere daha beter belası…
Bakın ocak ayındayız kuraklığı dibine kadar hissediyoruz. Yağış yok. Hâl böyle olunca kaçınılmaz biçimde bu iş hububata, sebzeye, meyveye yansıyacak. Elbette, su kaynaklarının durumu da anlattıklarımızdan bağımsız değil. Haliyle sıkıntı giderek büyüyor ama biz aynı hoyratlıkta devam ediyoruz, doğayla cebelleşiyoruz, betona yatırımı tercih ediyoruz.
Bilim insanlarının konuyla ilgili son derece ciddi çıkışları, feryatları var ama dinleyen kim. Günübirlik siyaset eşliğinde kakara makara moduyla yol almakta ısrarlıyız… İnsanların kendine gelmesi adına daha ne olması lazım anlayan varsa beri gelsin.
Bu ülkenin tek sorunu tabii olarak bu değil. Üretimle dair de ciddi bir eşikteyiz. Çiftçilik, hayvancılık resmen can çekişiyor. Olan biteni görmez, ‘dış güçler’ gibi basitlik yüklü cümleler kurarsanız, zaten size anlatılacak bir şey kalmamış demektir ama biz Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) üzerinden varmak istediğimiz noktayı ifade edelim de belki birilerinin gözündeki perde iner de gerçekleri görür…
Geçtiğimiz günlerde TÜİK, kasım ayına ilişkin süt ve süt ürünleri üretimi verilerini açıkladı.
Ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü miktarı, kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,1; Ocak-Kasım döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,2 azaldı.
Toplanan inek sütü miktarı Mayıs 2022'den beri düşüş trendine girerken kasım ayında en düşük seviyeye geldi. Ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü miktarı, kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,1 azaldı ve 718 bin 166 ton oldu, Şubat 2017'deki 702 bin 784 tondan bu yana en düşük rakam olarak gerçekleşti.
Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre, tereyağı üretimi yüzde 18,5, ayran üretimi yüzde 8,8, içme sütü üretimi yüzde 7,4, inek peyniri üretimi yüzde 5,1, yoğurt üretimi yüzde 3,1 azaldı. Ocak-Kasım döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre, tereyağı üretimi yüzde 16,1, ayran üretimi yüzde 7,2, yoğurt üretimi yüzde 3,4 artarken; inek peyniri üretimi yüzde 4,8 ve içme sütü üretimi yüzde 2,4 azaldı. Bir önceki ay 757 bin 79 ton olan ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı kasım ayında yüzde 5,1 azalarak 718 bin 166 ton oldu.
Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Başkanı Sencer Solakoğlu, yakın zaman diliminde yaptığı açıklamada sütte arz sıkıntısı yaşandığı belirtti. Solakoğlu, fiyat artışlarının süreceğinin sinyallerini vererek, olası duruma dikkat çekti: "Sahada belirlenen fiyatlar şu anda yaklaşık yüzde 10 daha arttı. Ocak bu oran yukarıya doğru seyredecektir. Yani süt fiyatı, süte gelecek olan talep ile doğru orantıda artmaya devam edecektir gibi gözüküyor. Bunun sebebi de yıllardır zarar eden ama son bir yıl içerisinde çok ağır zarar eden ve kapanan işletme sayısının çok olması, zarar etmelerinden dolayı kapasite düşürülmesinden kaynaklı bir arz sıkıntısı yaşanıyor. Bunun da yaşanacağını biz zamanında defalarca uyardık ve o uyardığımız sonuçlara ne yazık ki 85 milyon vatandaş katlanacak gibi duruyor."
Sağduyu sahibi herkes, olan bitenin farkında ancak görmesi gerekenler görmüyor, duyması gerekenler duymuyor. İşte esas mesele de bu. Ne kadar hayatiyet arz eden mesele varsa yok sayılıyor, ne kadar kıytırık, ıvır zıvır mevzu varsa gündem oluşturuyor. Yaşadıklarımıza ülkenin, makûs talihi mi desek bilemedim şimdi…
Yazık ediyoruz ülkeye yazık ama farkında mıyız onu da anlamakta zorlanıyorum…













