Var olan bir şeye ‘yok’ dediğiniz zaman, ‘yok’ olmuyor. Bir soruna karşı yokmuş gibi davranma biçimi de çözüm sağlamıyor; realite bu!
Bakınız yakın zamana kadar, “Hayat pahalılığı filan yok bu ülkede” diye diye bugünlere geldik.
İktidar erki de, son tahlilde insanların bozulan ekonomisi, cebine sürekli uzanan el olarak niteleyebileceğiz enflasyonu yani hayat pahalılığı kabul etti. Açıklamalar tamamıyla bu yönde.
Topyekûn aynı şeyi söylüyorlar: İnsanımızı enflasyona karşı ezdirmeyeceğiz.
Burada örneklendirmeye girmeye hiç gerek yok ama AK Parti’nin ilgili ve yetkilisi kim varsa, birbirine benzer cümleler kuruyor. Bu bile başlı başına çok önemli bir durum saptaması. Yani hayat pahalılığı gerçeğinin kabullenilmesi fevkalade olumlu… Zira bir sorunu çözmek istiyorsanız, önce onun varlığını kabul etmeniz gerekiyor. Nitekim de öyle yapıldı. İktidar, her koşulda hayat pahalılığı gibi bir sorun olduğunu ve bunun çözüleceğini sıklıkla ifade etmeye başladı. Bu kıymet arz eden bir gelişme.
Şimdi gelelim esas mevzuya.
Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) göre yıllık enflasyon 19.89… Birçok bilim insanı ve ekonomist, bu rakama itiraz ediyor.
Bir de bilim insanlarından oluşan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) var. Onlara göre yıllık enflasyon yüzde 49.87… Bir tarafta devletin verdiği istatistik, diğer tarafta bağımsız bir grup; hangisine inanırsanız…
Malum olduğu üzere, işçi ve memur maaşları her yılın başında bu enflasyon oranlarına göre şekilleniyor. Özellikle asgari ücretli ve tüm çalışanlar bu zam oranını, miktarını bekliyor. Art arda yapılan açıklamalara baktığımızda önemli bir oranda zam üzerinde duruluyor. Hem işçiye, hem memura. Tam bu noktada herkes usûl üzerinden tartışıyor, esasa bakan yok. O nedenle hemen hatırlatalım. Geçen sene sona ererken açıklanan zam oranı da hemen hemen herkesi mutlu etmişti. Bakın bir yıl bile dolmadan o zam, misliyle eridi gitti.
O halde mesele yalnızca ücretleri arttırmak, zam yapmak olmamalı. Asıl olan, çalışan kesimin cebindeki parayı korumak, bunun üzerine politikalar inşa etmek birincil öncelik olarak işaretlenmeli. Aksi halde bugün zam, yarın eriyen parayla birlikte cep delik, cepken delik günlerine eşlik etmek makûs talihimiz olarak kalır.
İşte tüm mesele bu!













