Farklı bir ses yükseldi iş dünyası adına ve dedi ki: “Enerjide yaşanan fiyat artışları sebebiyle zorlanıyoruz…”
Bu ifadeyi kullanan isim, önemli bir titr sahibi; Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Başkanı Meclis Başkanı Abidin Özkaya.
Özkaya, sanayicinin yaşadığı zorlukları tane tane ve anlaşılır biçimde anlatıyor. Önce sorunlarını sıralıyor: Hammadde ara mal ve ürün tedarikinde problemler söz konusuyken, şimdi de elektrik ve doğalgaza gelen zamlar, sektörleri olumsuz etkileyecek.
Kendisi, sonrasında hem sıkıntının kaynağına işaret ediyor, hem de çözüme yönelik ifadeleri dikkat çekiyor:
Burada belki de en hassas konu, maliyetleri içerisinde doğalgaz ya da elektriğin payı yüzde 3, yüzde 5, yüzde 6 olan bir sektörle, yüzde 30 - yüzde 40’larda olan sektörlerin aynı enerji politikası ile yönetilmesi sürdürülebilir bir durum değildir. Bu tür üretim proseslerinde enerji yoğun sektörlerin rekabet gücünü koruyabilmesi için farklı bir tarife ile desteklenmesi gerekir. Enerji yoğun sektörlerdeki maliyet belirsizliği en önemli gündem maddemiz olmalı ve ilgili kurumlar bu konuda kafa yorarak, gerekli tedbirler bir an önce alınmalıdır.
Ani oluşan maliyet kalemlerindeki artışların, uzun vadeli bağlantı yapan iş insanlarını olumsuzluğa sevk ettiğinin altını çizen KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya’nın dikkat çektiği bu konuların üzerinde durmakta büyük yarar var. Zira sanayide geriye gidiş demek, istihdamın köküne kibrit suyu anlamı taşır ki, bunun yansımaları direkt olarak ekonomik haritanın baş aşağı yere serilmesiyle eş değerdir, haberiniz ola.
İşte bu sebeple, Özkaya’nın durum tespitine kulak vermek gerekiyor.
“Ani oluşan büyük maliyet kalemleri, zamlar firmaları zor durumda bırakmaktadır. Bunun yerine yıl içerisine dağıtılmış öngörülebilirliği olan ve satış ve ihracat bağlantılarında sektörlerin uyum sağlayabileceği bir enerji politikasına ihtiyaç olduğu elzemdir” dedi. Enerjide yaşanan krizden hem dünyadaki hem de Türkiye’deki üreticilerin olumsuz etkilendiğini ifade eden Özkaya, “Enerji fiyatlarındaki artışların başta ötelenmiş güçlü talebin yanı sıra elbette birçok sebebi var. Bu artışlara karşı şu anda Avrupa Birliği ülkelerinin enerji yoğun sektörler için geçicide olsa bir model üzerinde çalıştığını biliyoruz. Bizim ülkemizde de bir kamu finansman modeli oluşturup, sektörlerimizin uluslararası pazarda rekabet gücünü kaybetmemesi için formül bulmalıyız.”
Bakın şu ifadelerin tamamında her serzeniş var, bununla birlikte çözüm yollarına atıfta bulunma da. Sizi bilemem ama sanayiciler adına yükselen bu sesi yabana atmamakta büyük fayda söz konusu…













