Dilimin ucunda kelimeler, işte not ediyorum; bunlar iyi günlerimiz…
‘İyi günlerimiz’ üzerinden gönderme yaptık, zira ilerleyen günlerde ne dediğimi daha iyi anlayacaksınız.
Isınma turları başladı bile çoktan. Siyasetin dile zehir zemberek ötesine doğru yol almaya başladı bile. Benim burada yazmaktan utanacağım cümleler ile hücum borusu çoktan çaldı, muarızlar sahaya indi retorik yerini sinkaflı ifadelere bıraktı.
Adım adım seçime giderken siyasetin yukarısı ağzını açıp jelatininden henüz çıkmış bi dolu hakaretleri birbirlerinin üstüne boca ederken, alt tarafta da farklı şeyler olmuyor. Üsttekilerin tonu neyse, aynıyla vaki biçimde seçmene de sirayet ediyor. Yani bozulan kantar, sizi de tartar durumları hâsıl oluyor.
Karşılıklı hiddetler, celallenmeler, kendi partilerine gönül veren hadi biz ona fanatikler diyelim işi öyle bir noktaya getiriyor ki, komşu komşuyla, akraba akrabayla düşmanlaşıyor neredeyse. Sebep; yukarıda yaşanan bol kepçe hakaretlerin aşağıya boca edilmesi olarak karşımıza çıkıyor. Yani yukarının dile neyse, aşağıya yansıması daha da betere dönüşüyor.
Seçimlere 4-5 ay kala, vaziyet bu şekle evrilmişse, hadi hesabı birlikte yapalım. Anladığımız şu; seçim zamanı yaklaştıkça, hakaret tarifesi kaçınılmaz olarak el yükseltecek. Bilmem kaç kere yazdım bu sütunlardan… Bir kez daha tekrar edelim, siyasetin üslubu ve seviyesi böyle mi olmalı? Daha ötesinde siyasetçi topluma rol modelse karşılıklı çemkirmelerle varılmak istenilen nokta neresidir. Herkesler aynı ruh haliyle mi hareket etmelidir?
Belki birileri siyasetin doğurduğu hakaret eksenli bu tavırdan mutlu olabilir ama sağduyu sahibi insanlar, gidişattan fena halde rahatsız. Gazete, tv, radyo, internet siteleri veya sosyal mecralar üzerinden habere ulaşmak isteyen vatandaş, orta yerde duran siyasi fotoğrafın ve dahi yoğun küçültücü söz ve davranışların izahını çoluğuna çocuğuna yapamıyor. Üzgünüm ancak durum bu.
Oysa eğer bir seçim varsa ve amaç bu güzel ülkeye hizmetse, 85 milyon insanın hayatına dokunabilen bilim, bilimsellik temelli projelerin yarışması, gerekmiyor mi? Rekabetin hizmette yarış adına yansımalarına tanıklık etsek, fazla şey mi istemiş oluruz siyaseten…
Neyse, yazıyı noktalayalım… Sırf kendi tabanını konsolide etmek adına göz çıkarmakla meşguliyette sizlere başarılar dileriz. İmza; sağduyunun bizatihi kendisi.













