İki yetkin isim de, benzer cümleler kurdu, işi “Resesyon”a bağladı.
Ekonomik alanda yer bulan bu kelimenin tam karşılığı durgunluk.
Hem Kayseri ekonomisi, hem de Türkiye için “Dikkatli olmalıyız” çağrısını yaptılar ve çözüm önerilerini de dile getirdiler.
Bahsi geçen uyarı, Kayseri Sanayi Odası’nın (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitçi ve Meclis Başkanı Abidin Özkaya’dan geldi. KAYSO’nun aylık olağan meclis toplantısı için bir araya gelen sanayiciler adına, ilk konuşmayı Özkaya yaptı:
“Ekonomik küçülmelerin yaşanacağı bir döneme doğru gidiyoruz. Önümüzdeki dönemde hem yurt içi hem yurt dışı pazarlarda daralma yaşanacağını öngörmek mümkün. Bu olumsuzluğun etkilerini minimuma indirmek için firmalarımız satış tarafında daha esnek davranarak, alternatif pazarları dikkate alıp, pazar çeşitliliğini artırmaları yönünde çalışmalar yapmalıdır.”
Söz sırası kendisine geldiğinde, Başkan Büyüksimitçi de Küresel ekonomilerde resesyon endişesinden dolayı yaşanan olumsuzlukların ülkemizde de hissedilemeye başlandığına vurgu yaptı, “Özellikle Avrupa ve ABD pazarlarında gelen yavaşlama sinyalleri, son 1,5 yıldır ihracat öncülüğünde büyüyen Türkiye ekonomisini etkilemeye başladı. Resesyon endişelerinin getirdiği yavaşlamadan en çok etkilenenler elbette Avrupa’ya daha fazla bağımlı olan sektör ve firmalar olacaktır. Bizim de Kayseri
olarak ihracatımızın yaklaşık yüzde 50’sini Avrupa ülkelerine yaptığımızı düşünürsek, çok daha temkinli olmamızda, alternatif pazarlara yönelmemizde fayda olacağını düşünüyorum” dedi.
Başta Çin, ABD ve AB olmak üzere küresel piyasalarda artan resesyon kaygısının sıkça
dillendirilmeye başladığının altını çizen Büyüksimitci, “Küresel ortamda pandemi sürecinin
devam etme ihtimali, savaşın ne zaman sona ereceği konusunun belirsizliğini koruması,
yüksek küresel enflasyonun düşürülmesi için daraltıcı politikaların ekonomileri yavaşlatması
ve resesyon ihtimalinin konuşuluyor olması, önümüzdeki süreçte küresel ekonomik gidişatın
olumsuz seyretme olasılığını artırmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın faiz oranını yüzde 14’te sabit tutmasına karşın
Birçok merkez bankasının faiz artırımına gittiğine ve Avrupa Merkez Bankası’nın 11 yıl
aradan sonra faizi 50 baz puan artırdığına işaret eden Büyüksimitci, şunları söyledi;
“Faizlerin artması ile yabancı sermaye kendi yuvasına gitmeye başladı. Dünya
ekonomilerinde yaşanan tüm bu olumsuz tablo karşısında sanayicilerimizin pazar ve ürün
çeşitliliğini artırması, olası bir resesyondan etkilenmemek adına çok önemli. Sermaye ve
finansmanı doğru yönetebilmek, yüksek katma değerli, rekabet az sektörlerde üretim yapmak
da çözümlerden birisi olacak. Özellikle finansa erişim konusunda ciddi sorunlar yaşayan
şirketlerimizin olası resesyondan etkilenmemek için finansal anlamda desteklenmesi,
finansmana erişimin kolaylaştırılması, sanayinin çarklarının durmadan dönmesi açısından
önem arz ediyor…”
KAYSO adına konuşan iki isim de benzer ifadelerle durgunluktan ve ufukta görünen sıkıntıları anlattı. Tabii yapılması gerekenleri de.
Demem o ki, zaten sallantılı bir süreçten geçerken, sanayiciler adına yapılan bu açıklamayı önemsemek ve gereken adımları atmak gerekir. Aksi halde yeni bir sancılı süreç başlıyor demektir.













