Bir yıl daha nihayetleniyor… 2020 kötü geçmişti, 2021’de de beklentiler cevap bulmadı.
Pandemi başta olmak üzere, onun getirdiği ekonomik zorluklar filan derken, yarın yeni bir yıla uyanacak insanlık. Herkesin, hepimizin beklentisi var elbette. Bir de Kaf dağının ardında da olsa umudumuz…
Umudu kaybetmeden, enseyi karartmadan, en önemlisi, elbette şu salgın günlerinin son bulması ama varyant üstüne varyant ile birlikte yine Kovit-19 eksenli zaman dilimiyle haşır neşir olacağımız muhakkak.
Delta bitmeden Omicron başladı. Bahar aylarına kadar bu durumun yani salgının artarak devam edeceğinin kaçınılmaz ön görüsü, filan derken insanın içi sıkılıyor haliyle…
Tabloya baktığımız zaman Omicron varyantı ile birlikte ülke geneli yüzde 50’ye yakın vaka sayısında artış söz konusu. 2022’de de gündem Coronavirüs olacak; zira görünen köy kılavuz istemez. İnsanlar bu konuda istemsizce bir davranış içinde; aşılısı da, aşısızı da, “Ne olacaksa olsun” gibi bir kaderciliğe boyun eğerek yol yürümeyi tercihliyor. Bu da toplumu sorunlu bir bölgenin içine itiyor.
Ne olursa olsun, iyi taraflardan hayata tutunmamız lazım. Yeni yıl da bunun için bir fırsat. Biraz da şöyle bakmak lazım pandemi günlerine: Dünyada bugüne kadar bitmeyen bir salgın yok. Muhakkak ki ve elbette bunun da bir sonu gelecek.
Yarın sabah itibariyle dünya 2022’ye uyanacak. Birçok kişi, “Değişen ne olacak sanki” diye iç geçiriyordur haklı olarak. Fakat şunu da unutmamak gerekir: Umudu kaybedersek, geriye hiçbir şey kalmaz. O sebeple, biz yine de karalar bağlamadan, umudu elden bırakmadan, inancımızı kaybetmeden güzel şeyler düşünelim ki, niyet neyse akıbet o olsun…
Yazılacak, çizilecek, söylenecek çok söz var ama bence hiç teferruata gerek yok…
Zor yıl idi… Zor yıllardan geçtik, geçiyoruz…
Her şeye karşın, hepimizin istediği gibi bir yıl olması dileğimle.
Mutlu yıllar…













