Pınarbaşı ilçesinde eski MHP’li Belediye Başkanı Memduh Uzunluoğlu’nun kardeşi E. Uzunluoğlu, CHP’li Meclis Üyesi adayı Şerafettin Bahadır’ın önce darbetti, sonra da ayaklarından vurdu. Bu olay sonrası Kayseri bir anda yangın yerine döndü; siyasi hararet yükseldi, gerginlik tavan yaptı.
İlk saatlerde dozajı maksimum seviyeyi zorlayan, frekansı yüksek açıklamalar art arda geldi.
Biz olanı biteni tertemiz anlatalım, yorumu da sizlere bırakalım.
İşin aslı 31 Mart seçimlerine kadar gidiyor. CHP ve MHP’nin çok ciddi şekilde çekişme yaşadığı Pınarbaşı Belediye Başkanlığı adına sergiledikleri mücadele sırasında silahlı saldırıya uğrayan Şerafettin Bahadır sonuçların açıklanmasının ardından son ses açılan ve kalabalık bir grup eşliğinde “Seni gidi topal” türküsü ile oynamaya başladı. Seçilen türkü ve ilk seçimlerin ardından ortaya çıkan bu tablo, MHP’li eski Belediye Başkanı Memduh Uzunluoğlu’na gönderme olarak yorumlandı. Bu görüntü üzerinden MHP ikinci seçimlere kadar, CHP’ye ağır eleştirilerde bulundu; fiziksel engel üzerinden yapılanların kabul edilemeyeceğini vurğuladı. Ardından bu ayın başında yapılan ve CHP’nin kazanımıyla biten ikinci seçimler yaşandı, tam da yorgan gitti, kavga bitti derken silahlı saldırı ortaya çıktı.
Şimdi tam olarak filmin koptuğu yere gelelim; saldırının ardından hastaneye kaldırılan ve tedavisine başlanan CHP’li Bahadır’ın yaşama tutunma mücadelesi devam ederken, orada bulunan bazı partililerin telefonlarından MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy’un fotoğrafını göstererek, “Azmettiren budur” ifadelerine yer vermeleri, tansiyonun zirve yapmasına sebep teşkil etti.
O halde durumu netleştirelim: Nasıl silahlı saldırının hiçbir koşulda savunulacak tarafı ve mazereti yoksa, henüz sıcağı sıcağına elde kanıt olmadan saçma sapan bir suçlamayla ortaya çıkmak da, o denli tehlikeli sularda yüzmekle eş değer oldu. Hatırlatmamız lazım ki, 2 Haziran Seçimleri sonrası MHP Milletvekili Ersoy’un son derece şık bir açıklama yaptı:
“Her biriniz demokratik haklarınızı kullanmak üzere bugün sandık başına gittiniz. Oy kullanmak, demokratik bir hak olmanın yanında, şehrimizin ve ilçemizin geleceğini şekillendirme gücümüzü ortaya koymaktır. Bu özel süreçte sizlerin desteği, katılımı her birimiz için büyük anlam ifade etmektedir. Öncelikle kıymetli katılımlarınız için teşekkür ediyor, demokratik hakkını Milliyetçi Hareket Partisi’nden ve Cumhur İttifakı Belediye Başkan adayımızdan yana kullanmış ya da kullanmamış tüm hemşehrilerime ayrı ayrı sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Bizler yoğun geçen saha çalışma sürecinde sizlerle gönül gönüle olmanın, yürek köprülerimizi sağlamlaştırmış olmanın mutluluğunu yaşarken, resmi olmayan sonuçlara göre çok az bir oy farkı ile seçimi kaybetmenin de üzüntüsü içerisindeyiz. Girdiğimiz her eşikte, oturduğumuz her minderde bizi evlâdı gibi bağrına basan analarımız, yediğimiz ekmeğin, tuzun hakkını ömürlük hatır sayan babalarımız ve aynı sofraya diz kırdığımız tüm kardeşlerimiz, ezcümle haneleriyle birlikte gönüllerine misafir eden kadınıyla, erkeğiyle tüm Pınarbaşılı hemşehrilerimiz dün olduğu gibi, bugün de ve yarınlarda da başımızın tacıdır.”
Yukarıda bir bölümünü yayınladığım açıklamanın her tarafı, son derece sağduyu içeriyor. Hiçbir tarafında sıkıntı verecek tek kelime bulamazsınız. O yüzden, yaşanan darp ve saldırı olayı sonrası milletvekiline hücum etmek, en hafif tabirle aymazlıktır. Bu olay sonrası MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir’in amasız, fakatsız yaşananları kınaması, aynı şekilde İl Başkanı Demirezen’in tavrı da bana göre fevkalade doğru yönde olmuştur.
Elinizde bilgi, belge, kanıt olmadan “Azmettiren budur” gibi açıklamalarla yol yürümeye çalışanlara karşın MHP cenahının söylemleri gayet makuldü. Ardından CHP İl Başkanlığı’nda gerçekleşen basın toplantısında da İl Başkanı Feyzullah Keskin, Milletvekili Aşkın Genç ve Pınarbaşı Belediye Başkanı Deniz Yağan’ın söylemleri fevkalade sağduyu içerir vaziyetteydi.
Saldırgan ve yardım eden kişi güvenlik güçlerince yakalandı. Bundan sonrası hukukun işi. Kim, neyi yaptıysa mutlaka bedelini öder. Ödemelidir de. Ancak buradan kim veya kimler siyasi rant devşirmeye kalkar ve olayı başka mecraya çekmeye çalışırsa, hem kendileri, hem de Kayseri kaybeder.













