Tabii olarak bu durumun sebepleri var. Birincisi hayat pahalılığı, alım gücünün sürekli düşmesi ve geçim gerdi. Partilerine köktenci bağla bağlı olanlar dışında bu atmosferi henüz hissetmeyenler çoğunlukta.
Oysa belediye başkanlarını seçeceğiz, meclis üyeleri ve dahi mahalle muhtarlarını da ama ses, soluk gürül gürül çıkmıyor. Zira vatandaş geçimi önceliyor. Hal böyle olunca sınırlı kampanyalar ve dostlar alışverişte görsün mantığı egemenliğinde 31 Mart’a doğru adım adım gidiyoruz.
Bakın mesela 35 siyasi parti yarışacak bu seçimde. Belli başlı ve köklü siyasal oluşumların dışında kimsenin bundan haberi olduğunu sanmıyorum. Adaylar derseniz, eski tas, eski hamam üzerinden yürümeyi tercih ediyor. Öyle ki, yalnızca sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden seçim kazanacağı histerisine kapılanlar bile var.
Vatandaşa dokunmak yerine kendi piarını şiar edinenlerini de görüyoruz. Bakıyoruz ki, adam bilmem ne marka ultra lüks aracıyla seçim gezisi yapıyor ve insanların bu şatafata oy verebileceğini düşünüyor… İlginç ve şaşırtıcı ama böyle yola çıkanlar da var Kayseri’de. İsim vermeye gerek duymuyorum ama adaylardan biri seçim çalışmalarından çok ofisinde oturmaya devam ediyor ve kazanmayı bile hayal edebiliyor.
Gönül isterdi ki, 31 Mart projelerin yarıştığı kıran kırana bir seçim olsun ama yok, yoklar. AK Parti’den yeniden aday olan Başkan Memduh Büyükkılıç ve dün medyanın karşısına çıkan, “Yapacaklarım bunlar” diye sıralayan İYİ Parti’li Kazım Yücel dışında bu şehir adına kim ne yapmak istiyor orta yerde netlikten, nitelikten bahsetmek olası değil şu an itibariyle.
Bir de ayakları yere basmayan saçma sapan şeyleri fikir diye yutturmaya çalışanlar var. Yahu arkadaş, diyelim ki seçildin, geldiğin belediyenin bir bütçesi var… Bütçeyi kırk yerden yamalasan bile senin anlattığın şeylerin hükmü yok.
Yani anlayacağınız, gerçeküstü saçmalıkların havada uçuştuğu, eli ayağı düzgün şeylerin öncelenmediği, vatandaşın duygularıyla oynamanın zirve yaptığı bir düzenin içinden geçiyoruz.
Siz; bu kafayla devam edin. Nasılsa herkesin tıraşı gözünün önüne iner.
Ne diyelim kardeşim, kafa, mantık buysa, bize de hayırlara vesile demek düşür.













