Kayseri’nin açık ara en önemli toplumsal sorunlarından birisi de kuşkusuz otopark meselesidir; yeni değil, yıllardır bu böyle.
Her cadde, her köşe başı sıkıntı kaynağı.
Evet, Kayseri’de araç sayısı fazla, hatta Türkiye ortalamasının üzerinde. Bu durumu peşinen kabul ediyoruz ama el Hak bu işin bir düzene konulması gerekmiyor mu?
Yasaklı bölgelerde çift sıra öbek öbek araçlar…
Trafik kurallarını hiçe sayarak keyfine göre park edenler…
“İki dakika işim var” deyip yolları resmen ve adeta kendi nüfusuna geçirenler…
Sağdan, soldan say sırala bitmez görüntüler ile her gün karşılamak zorunda mıyız bu şehirde?
Soru bu kadar basit…
Bulduğu her fırsatı-alanı babasının çiftliği gibi park eden yüzsüzlerden sizlere de gına gelmedi mi?
İyi de arkadaş, bu insanlar bunca hoyratlığı ve dahi rahatlığı nereden temin ediyorlar?
Çift, hatta üç sıra yasaklı bölgelerde park edenlere tek satır neden yaptırım uygulanmaz ve gereği yapılmaz çok merak ediyorum doğrusu…
Hadise çok net; elbette otopark problemi var lakin trafik kurallarının bu denli çiğnendiği başka bir örnek şehir var mı acaba?
Trafik kuralları hiçe sayılarak insanların can ve mal güvenliği tehlikeye atılırken, yalnızca seyretmek bir seçenek olmamalı değil mi?
O halde harekete geçmesi gereken mekanizmalar var…
Başta Büyükşehir ve metropol belediyeler olmak üzere ilgililerin, elini taşın altına koyup Kayseri’nin otopark sorunsalı karşısında bir şeyler üretmek gibi bir mecburiyetleri olmalı.
Tabii olarak bir de kolluk kuvvetlerine… Yani Trafik Şube Müdürlüğü’ne de ciddi görevler düşüyor. İyice zıvanadan çıkan bu hoyrat anlayışa karşı ‘şeriatın kestiği parmak acımaz’ gerçeğinden hareketle, hak edene, hak ettiği cezai müeyyide sonuna kadar uygulanmalı. Kimse, ya da kimseler yolları babalarının çiftliği gibi kullanmamalı, hayatın olağan akışını çıkmaz sokağa döndürmemeli. Buna hiçbir bireyin hakkı da, haddi de olmadığı bir güzel hatırlatılmalı.
Daha çok şey söylenebilir, yazılabilir ama kısaca özetleyelim: Lütfen herkes göreve!













