Bilimsel araştırmanın satır başı verileri paylaşılmış kamuoyu ile…
Almanya merkezli Max Planck Ensititüsü ve Kıbrıs Enstitüsü'nün ortak araştırmasına kısa ve öz olarak deniliyor ki;
Doğu Akdeniz ve Orta Doğu, yakın zamanda benzeri görülmemiş aşırı hava olaylarıyla sarsılacak.
Yayınlanan raporda, Türkiye dahil bölgedeki ülkelerin gelecek yıllarda sıcak hava dalgaları, kuraklık, toz fırtınaları, aşırı yağış gibi krizler yaşanması kuvvetle muhtemel.
Bilim dergisi Reviews of Geophysics'de yayınlanan araştırmada, gereken önlemler derhal alınmazsa Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'nun çok ciddi bir iklim krizinin etkisi altına gireceği belirtiliyor. Bölgenin “iklim değişikliğinin merkezi” olarak tanımlandığı raporda, bölgede sıcaklık artış hızının küresel ortalamanın neredeyse iki katı olduğu vurgulanıyor.
Bu yüzyılın sonuna kadar bölgede sıcaklıkların 5 dereceye kadar artacağı, özellikle yaz aylarında benzeri görülmemiş kavurucu sıcaklar yaşanacağı tahmin ediliyor. Rapora göre yağış miktarının da azalmasıyla bölge çok ciddi bir su ve gıda krizi yaşayacak, tüm ekonomik sektörler krizden etkilenecek, bölgede yaşayan 400 milyon kişi çok yıkıcı etkilerle karşı karşıya kalacak. Su seviyelerinin yükselmesiyle birçok yerde kıyı bölgeler ve tarım alanları yok olmanın eşiğine gelecek.
Raporda, iklim krizinin vuracağı ülkeler arasında Türkiye'nin yanı sıra Yunanistan, Katar, Suriye ve Suudi Arabistan da yer aldı. Ayrıca siyasi krizlerin ve çatışmaların yaşandığı bölgede ülkelerin iklim kriziyle mücadele için bir araya gelmesinin zor olduğu da kaydediliyor.
Bunlar kıymet arz eden bilimsel değerlendirmeler. Tabii olarak ayrıntıları da var. Biz kabaca paylaştık sizlerle.
Hatırlatmakta fayda var; bu köşeden son 2 yılda buna benzer en az 2-3 araştırmayı paylaştık ve gelmekte olan tehlikeye dikkat çektik. İklim krizi ve küresel ısınmayla ilgili son uyarı dün yayımlandı. Geçtiğimiz yıllarda küresel ısınmanın doğuracağı problemlere dair birçok benzer veri var… 30-50 yıl içinde içiresinde Antalya’yı da kapsayan bölgenin bildiğiniz kurak çöle dönüşeceğine dair izdüşümü mevcut…
Anlatılmaya çalışan şu: Yok oluşa dair kuvvetli sinyaller var…
Pek ala sizin bundan haberiniz var mı?













