Zamanında yapılsa dahi seçimlere şunun şurasında ne kaldı.
Yavaş yavaş o hava teneffüs edilmeye başlanınca, ister istemez siyasi gerginlikler de tırmanıyor. Hatta daha da tırmanacak.
2023 yılı Haziran ayında son durak var. Seçmen sandığa gidecek, milli irade tecelli edecek. Olması gereken bu. Amma velakin siyasetin dilini bakıyoruz, aman Allah’ım, sertlik dozajında sınır tanıma yok.
Bu kısmen Kayseri’ye de yansıdı; o zaman konuyu biraz açalım.
Bilindiği üzere bugün İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener Kayseri’de olacak ve bir dizi etkinlik gerçekleştirilecek. Bu etkinliğin duyurulması adına İYİ Parti billboardları kullanmak istedi… Önce ‘evet’ yanıtı geldi, sonrasında ise ‘olmaz, doluyuz” denildi. Tam bu noktada parantez açmak lazım. Bu reklam panoları bir özel şirketin uhdesinde. Büyükşehir Belediyesi’nden ihale yoluyla kiralıyorlar yani. Belediye’nin de direkt bir dahli yok.
Şimdi gelelim gerginlik bahsine. Önce ‘evet’, sonra ‘hayır’ cevabı alan İyi Parti yaşanan bu gelişmenin ardından tepki gösterdi. Elbette haklılık payı da var.
Sonrasında ise Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ile İYİ Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş arasında bir telefon görüşmesi yaşandı. Bu görüşmenin ardından ise kulaktan kulağa taraflar arasında çok sert tartışmaların yaşandığı nezaket sınırlarının aşıldığı şeklinde şayia kulaktan kulağa fısıldandı.
Olaya vakıf olarak yazmak gerekiyor… Birincisi doğrudur, taraflar arasında bir telefon konuşması yaşandı. Ancak dedikodu mekanizmasının işletildiği şeklinde olduğu gibi taraflar birbirlerine karşı saygı duvarını aşacak şekilde hitapta bulunmadı ama bir tartışma yaşandı.
İşin doğrusu zaten Kayseri iki tarafın da ne denli yapıcı bir tavır içinde olduğunu bilir. O nedenledir ki, bir bardak suda fırtına koparmanın hiçbir manası yok. Birisi Kayseri’nin şehremanetinin başında… Birisi Milletvekili… Rakip olsalar da birbirlerini gayet iyi tanıyorlar. Öyle kavga, gürültü, hakaret filan asla ve kata söz konusu değil. Zaten kimse kimseye bir şeyleri dikte ettirme pozisyonunda değil.
Sonuç itibariyle siyaseten çekişme, mücadele bunlar doğal şeyler. Yani öküzün altında buzağı aranacak bir bahis mevzu değil. Önemli olan ise şu: Zaten ziyadesiyle gergin olan topluma karşı siyasetin ve siyasetçinin dilini yumuşatması olmazsa olmaz koşul olarak karşımızda duruyor... Zaman olur, devran döner mevkiler, makamlar bir gün biter…
Baki kalan kubbede hoş bir seda bırakmak, gerisi hikâye!













