Kayserispor ‘Vira bismillah’ dediği sezonun ilk haftasında dosta güven, düşmana korku saldı resmen.
Maç öncesi kâğıt üstünde, altında, yanında, sağında-solunda herkesin favorisi geçen sezonun şampiyonu Galatasaray’dı. İki renktaştan İstanbul temsilcisi, mutlu sona ulaştığı kadronun üstüne neredeyse gökteki yıldızları da ilave ederek geldiği Kayseri’de muazzam bir futbol dersi aldı. Transfer yasağında üçüncü dönemini yaşayan, eldeki oyuncu grubunu sürekli eksilten Kayserispor, burnu Kaf Dağı’nda gezen rakibine futbolun yalnızca futbol olmadığını uygulamalı olarak anlattı. Bakın bu konuyu biraz açmak gerekiyor. Eldeki oyuncu grubu ile uzay çağını yakalayan rakibi Galatasaray’a karşı, inanan, isteyen, mücadeleyi terinin son damlasına kadar akıtan, sahayı, hem savunurken, hem de hücum ederken doğru kullanan Kayserispor, futbol olarak bunun karşılığını fazlasıyla aldı.
Sıcaktan daha sıcak bir iklimde oynanan ama iki taraf oyuncularının da eşit biçimde etkilendiği mücadelede rakibini iyi analiz eden, kısıtlı oyuncu grubuna karşın eldeki malzemeden makulü sahaya süren Çağdaş Atan Hoca, bunun yanına sıra doğru dokunuşlarının da semeresini gördü. Galatasaray ne yapsa istediği baskıyı kuramadı ve amacına ulaşmaya giden yolda hep tökezledi. Kayserispor ise rakibinin geliştirdiği tüm tavra karşı, karşı bir hamleyle ayakta kalmayı başardı, hatta baskın taraf olarak kayıtlara geçti. Ev sahibi, Galatasaray özellikle maaile hücuma geldiğinde çok doğru kontra denemeleri yaptı ama henüz tam manasıyla sağlanamayan fizik gücü ve oyun anlayışı gole giden yolda küçük çaplı sıkıntıları beraberinde getirdi.
Kadro değeri olarak Kayserispor’u fersah fersah geride bırakan Cimbom, sahada bunun tam tersi bir durumu yaşamak zorunda kaldı. Zira futbolda, masa üzerinde yazılı kadroların mücadele etmeden maç kazanamayacağı gerçeği bir kez daha ete kemiğe büründü Kayseri’de. Galatasaray’ın bariz biçimde mağlubiyetten kurtulduğu Kayseri’de, elbette taraftarın bütünleşmesi, şehrin kenetlenmesi ve futbolcuların maç öncesi alacaklarının ödenmesi skora direkt olarak yansıdı. Her ne kadar golsüz bitse ve son 10 dakikayı sakatlık nedeniyle 10 kişi oynasa dahi Kayserispor’un kazanabileceği bir 90 dakikadan bahsedilmesi, tarihe not olarak düşüldü.
Sezonun ilk maçı olmasına karşın şunu söylemek mümkün: Kayserispor’da futbolcuların uzun zamandır birlikte oynama alışkanlığı, fena halde kıymetli bir avantaj. Bununla birlikte; zor günlerde sıkı sıkıya kenetlenen camianın sağladığı artı büyük. Ancak lig uzun bir maraton ve bu eldeki kadro kısıtlı. Transfer dönemi tamamlanmadan tahtanın açılması ve takıma katkı sunacak gerçekçi transfer yapılması olmazsa olmaz seçenek olarak karşımızda duruyor.
Develi civarından gelen 4 milyon Euro, bin derde devam oldu. Lakin en az o kadar daha parala lazım bu takıma. Buraya kadar gelmişken, açın gari şu tahtayı!













