Şirazesi bozuk günlerden geçiyoruz ve görüyoruz ki, gerçekten de at izi, it izine karışmış.
Kimin eli, kimin cebinde belli değil.
Artık aşağılık olmaktan öteye aşırı iştahla gidengillerin dönemindeyiz.
İşin hazin tarafı toplum da bunu kanıksamış vaziyetteyiz.
Paspayeliğe bile rahmet okutacak günlerden geçiyoruz ne yazık ki!
Her şeye karşın, sayıca az olsalar bile, her kesimden vicdanını kaybetmemiş insanlarımız da var.
O insanları pamuklara sarıp sarmalamak, belki de koruma altına almak gerekiyor.
Hayatın içinde iyilik iyidir felsefesiyle hareket eden diğerkâm (karşılık beklemeden yardım etme davranışı) kişiliklere de selam olsun.
Hafta başı itibariyle verilmesi ve alınması gerenken mesajları etiketleyelim, gitsin iyisi mi?
Sahi Ziya Paşa ne diyordu:
Ne günlere kaldık ey Gazi Hünkâr,
Katır mühürdar oldu, eşek defterdar…
Ben sizin hayata baktığınız yönü reddediyorum, hatta sırtımı dönüyorum ve kepazeliklerinizle sizi baş başa bırakıyorum der bir bilen…
Sadi-i Şirazi devam eder: Eksik olsun zilletle elde ettiğin yemek; tenceren kaynıyor, şerefin devrilmiş…
-Büyük filozof Sokrates der ki: “Felsefe, neleri bilmediği bilmektir…”
-İnsanı yoran hayat değil, biliyoruz ki taşıdığı maskelerdir.
-Dünyada gerçeği konuşmak kadar zor, yalakalık yapmak kadar kolay bir şey yoktur. ( Fyodor Dostoyevski )
-Hayat bir tiyatro gibidir, en kötü insanlar en iyi yerlerde otururlar…
(Aristophanes)
Günün anlam ve önemine binaen, Ahmet Yılmaz ile noktalayalım yazımızı:
Bir kaç köpek gülsün diye,
Kurda kıyan kul utansın
Mevki, makam, para için,
Alkış tutan el utansın.
Çıkar için şerefsizce,
Kıç yalayan dil utansın.
Annenizin suçu yoksa,
Sebep olan döl utansın.













