Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) açıkladı; yıllık enflasyon yüzde 69.97 oldu.
Bir de Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) var. Akademisyenler tarafından her açıklama yapılıyor. Bu oran onların açıkladığı rakama göre, yüzde 156.89…
Yakın zamanda İstanbul Ticaret Odası da bir rakam açıklamıştı; yıllık yüzde 80 enflasyon var diye.
Hangi veriyi kendinize yakın kabul ederseniz edin, ortada yalın bir gerçek söz konusu…
Enflasyonun varlığı net ve inkâr edilemez biçimde her gün karşımıza çıkıyor. Haliyle insanların alım gücü yerle yeksan olmuş vaziyette. Zamma boğulan vatandaş kendince çözüm üretme derdinde. Gerçek manada sıkıntı bir süreçten geçiyoruz. Haliyle çalışanlara, emekliye ek zam mevzusu sürekli gündemde tutuluyor. El hak doğru bir talep. Ancak mesele bu kadar basit değil. Enflasyon düşürülemezse, istediğiniz kadar çalışana zam yapın, yeterli olmayacaktır. Mesele, bir an önce enflasyonun kayıcı düşüşünü sağlamak ama bu nasıl olacak?
İşte tam bu noktada hükümet bu durumu vatandaşlarına ayrıntılarıyla anlatmalı… Elbette anlatmak yetmez, enflasyondaki kalıcı düşüşün temini ve tesisi adına atılan adımların piyasalarda karşılığı olduğu ispatlanmalı. Yoksa siz istediğiniz kadar maaşlara zam yapın, aldığınızın mislisini çarşı pazarda bırakmak zorunda kalacaksınız ve bu kısır döngü devam edecek gidecek. Yan enflasyon can yakmaya devam edecek.
Bir de sıklıkla örnek veriliyor ya, enflasyon dünyanın sorunu diye… Sıralamaya bakınca öyle görünmüyor. TÜİK’e göre yıllık yüzde 69.97 olarak açıklanan rakamın bile bizim seviyemize yakın ülkelerde karşılığı yok. Savaşta olan Rusya’nın yıllık enflasyon oranı yüzde 16.7, Ukrayna’nın ise 13.7… Amerika 8.5, İspanya 8.4, İtalya 6.2, İsviçre 2.4 yıllık enflasyona sahip. Yani anlatmaya çalıştığımız Türkiye’de yaşanan durum çok farklı bir noktaya evrilmiş vaziyette. Bu sebeple, gerçek manada bir ekonomik program hayata geçilmek zorunda. Aksi halde, ne yaparsanız yapın bu sıkıntı iktidarın yumuşak karnı olmaya devam eder…
Enflasyon ama neneye kadar?













