Çin modeli değil, G. Kore de… Türk tipi diye adlandırmak mümkün.
Bu sözler, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’ye ait…
Yeni Bakan, ayağının tozuyla verdiği röportajda çok ilginç cümleler kuruyor. Yani en azından alışılagelmiş, beylik ifadeler değil.
Mesela o herkesin diline pelesenk olan, “Dış güçler” meselesini resmen tersyüz ediyor.
Bakan Nebati ezcümle diyor ki: “Dışarıdan herhangi bir saldırı yok! Çok net olarak söylüyorum. İçeride birkaç manipülatif, spekülatif işlemeler var. Merkez Bankası da onların bu hamlelerine karşı hamle yapıyor…”
İktidar erki, sıklıkla “Dış güçlerin oyunu” üzerinden çıkış yapardı. Artık o argüman yukarıdaki açıklama tarih oldu.
Kim ki bu saatten sonra “Oyun bu, dış güçlerin oyunu” ifadeleriyle kamuoyu oluşturmaya çalışırsa, Bakan Nebati’nin bu sözleri otomatik olarak devreye girer haberiniz ola…
Sonra yine bir birinden çarpıcı sözleri var Bakan’ın… Hazine ve Maliye Bakanı, asgari ücret üzerinden adeta bazı çevrelere net bir biçimde ayar çekiyor: Zam olacak tabii, 2 bin 800 lira ile bir adam geçinebilir mi? Olmaz, iyi olacak, çok iyi olacak…”
Bakın gerçekten çok farklı cümleler kuruyor Hazine ve Maliye Bakanı… Açıklamalarını dikkatle ve baştan sona özenle okudum… Özellikle iki konuda söylediklerini, hükümet kanadında birçok insanın tersine ifadeler… Ezber bozan bir tarzı olduğu muhakkak.
“Bitersek hep beraber biteceğiz. Kazanırsak hep beraber. Karamsar tablo çizenler var. Hiçbir şekilde bize inanmayanlar. Onlara diyorum ki; “Sen maaş alıyorsun. En fazla neyini kaybedersin? Enflasyonun altında ezilirsin. Ama ben bütün varlığımı kaybederim bu iş düzelmezse eğer. 1000 çalışanımız var. 1000 kişiyle beraber bütün varlığımı kaybederim. Ben babadan görme bir insanım. Babamın bana bıraktıklarını kaybederim. Ben bunu göze alır mıyım? Bu işi ya düzelecek ya düzelecek! Yeter ki bize güvenilsin, inanılsın!”
Bunlar tamamen ekonominin yeni patronu Nureddin Nebati’ye ait değerlendirmeler. Kendisinin çizdiği tablo bu… Biz ise yaşadığımız günlere bakıyoruz. Önümüzdeki zaman dilimi ne getirir ya da ne götürür, onu hep birlikte göreceğiz…













