Sorun büyük.
Ve giderek derinleşiyor; akla hayale gelmeyen durumlar üzerimize üzerimize boca ediliyor resmen. Her gün yeni bir vukuat.
Ekonomik sıkıntının getirdiği zamlar, enflasyon, alım gücünün düşmesi gibi kaotik bir sarmalın içinde debelenen dar gelirlinin son birkaç yıldır en en probleminin başında, kiraların uçuşa geçmesi geliyor. Haliyle ev sahibi-kiracı arasında kılıçlar çekiliyor.
Hükümet de durumun farkında. Yüzde 200’leri zorlayan zamlı kiraların önüne geçmek adına yüzde 25 gibi rakam dışına çıkmaması tembihlendi ev sahiplerine… Fakat uyan, uygulayan yok. Yasal sınır yüzde 25’lik artışı öngörüyor ama kazın ayağı öyle değil. Tartışmalar, kavgalar, hatta cinayetlere kadar giden vaziyetler var… Karşılıklı açılan davaların sayısı öbek öbek büyüyor. Züccaciye dükkânına giren fil misali bir fotoğraf duruyor karşımızda.
Kiracı isyanda, ev sahibi gerçek enflasyon rakamlarından dem vuruyor. İki tarafta kendisini haklı görüyor amma velakin problemin katsayısı giderek zirve yapıyor. Bu Kayseri’de dâhil, en çokta büyük şehirleri kökten sarsan bir durum. Durum demişken, işin geldiği noktayı anlatmak adına çok çarpıcı bir haber düştü dün karşımıza:
Kiracısı olan genç kadını evden çıkarmaya çalışan ev sahibi talebi kabul edilmeyince, akıl almaz bir yönteme başvurdu. Kiracısı olan genç kadın adına bazı flört sitelerinde sahte hesaplar açan ev sahibi, genç kadının telefonunu paylaştı, onun adına erkeklerle yazıştı ve kendisini aramalarını istedi.
1 Mart tarihinden itibaren genç kadının telefonu tanımadığı numaralarca aranmaya ve cinsel içerikli mesajlar gelmeye başladı. G.A, yaptığı araştırmada, herhangi bir üyeliğinin bulunmamasına rağmen, “4 farklı flört uygulamasında“kendi adına hesap açıldığını, “WhatsApp’tan yazsana” denilerek, numarasının paylaşıldığını fark etti.
Savcılık soruşturma kapsamında şikâyete konu hesaplardaki IP adres kayıtlarını istedi. Gelen IP kayıtları BTK’ya sorulduğunda ise söz konusu adresin genç kadının ev sahibi V.C.’ye ait olduğu tespit edildi. Savcılık bunun üzerine, V.C.’nin şüpheli olarak ifadesini aldı. Şüpheli ev sahibi ifadesinde, iddialar ile ilgisinin olmadığını ancak oluşturulan hesaplara ait IP adreslerinin kendisine ait çıkmasına bir anlam veremediğini öne sürdü.
Toplumsal sorunun hangi noktaya geldiğinin göstermek adına bir örnek ile karşı karşıyayız. Kim bilir bizlere yansımayan daha neler var neler… İşin kötü tarafı, problem giderek çözümsüz bir yöne evriliyor.
İktidar erki de tabii olarak yaşanılanların farkında. Geçtiğimiz haftalarda Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki yaptığı açıklamada, “Köklü ve kesin çözüm için daha fazla konut üretmez zorundayız” demişti. Sahiden de öyle ama biraz daha elinizi çabuk tutmaz iseniz, hiç istemediğimiz manzaralarla karşılamaya ramak var, benden söylemesi…













