CHP para-tura yöntemiyle Kayseri’de başkan seçse, emin olun bundan daha kötü bir tavır geliştirmiş olmazdı.
Ana muhalefet partisinin Kayseri’de Ümit Özer’in milletvekilliği aday adaylığı istifasının ardından yaşananlardan bilmem kaç bölüm dizi çekilse, reyting rekorları kırar… İktidara talip olduğunu açıklayan bir parti, Kayseri’de iki günde iki İl Başkanı belirledi; git-geller derken sardı başa, iş gele gele ‘gömlek olmadı, ayakkabı verilim’ mantığıyla nihayetlendi. İşte tüm bunlar olurken, Kayseri kamuoyu yaşananları pür dikkat izledi. CHP’de Özer’in ardından apar topar Adil Demir’in İl Başkanı olduğu deklare edilir edilmez deyim yerindeyse kıyamet koptu. Partililer İl Başkanlığı önünde net bir protesto örneği ortaya koydu, ortalık karıştı, Sonrasında genel merkez devreye girdi, “Tekrardan bir toplantı yapın” mesajı üzerine Demir’in koltuktan indirildiği, yapılan oylama sonucu Mustafa Devrim Demirtaş’ın CHP Kayseri İl Başkanı olduğu ifade edildi ve işin onaya kaldığı açıklandı.
Tüm bu gelişmeler birkaç güne sığmış, yorgan gitti, kavga gitti derken dün CHP’nin kurumsal mail hesabından, “İl Başkanımız Adil Demir’dir” denildi… Kimse kusura bakmasın ama CHP Kayseri’de saatte bir başkan değiştirmeye kadar götürdü işi… İyi de arkadaş, aslında ne oldu… İşin aslı faslı şu: Kayseri Milletvekili Çetin Arık ve istifa eden İl Başkanı Ümit Özer, Adil Demir’in il başkanlığını istiyor. Zira bu isim kendilerine çok yakın. Hatta Özer’in Yahyalı’dan hemşehrisi. Arık-Özer ikilisi, “Demir de, Demir” diye tutturmasına karşın, örgütlerin, “Partinin yolunu bilmeyen, toplantılara bile katılmayan bir isim CHP’yi temsil edemez” tavrı, konuyu başka boyutlara taşıdı. İlk raundun ardından kazanan muhalif olan isimler oldu. Ancak burada Arık’ın vekillik titri devre girdi, bazı ilçe başkanları evlerinden alınarak genel merkeze taşındı, burada Demir’e karşı verilen imzalardan imtina ettirilerek, bir arpa boyu yol alındı.
Mümkün olduğunca yormadan kısa yoldan anlatmaya çalışıyorum CHP Kayseri’de yaşananları. Kapalı kapılar ardında yaşanan pazarlıklar, siyasi güç kullanarak Adil Demir ismi dikte ettirme çalışmaları derken, aslına bakarsanız konu hala berraklık kazanmadı. Bu süreçte kazanmaz da. Arık-Özer ikilisinin kendi geleceği adına Demir isminin il başkanlığında ısrarı nereye kadar devam eder bilmem ama her türlü Bizans oyununa rağmen, CHP’de öfkenin dinmesi mümkün görünmüyor. Partiye yakın kaynaklar şunu söylüyor:
“Biz yaptık oldu mantığı CHP’de yürümez. Normal koşullarda il yönetimi içinde neredeyse hiçbir toplantıya gelmeyen Adil Demir’in tüzük gereği dışarıda kalması gerekirken, il başkanlığına getirilmeye çalışılması, bu partiye gönül vermiş insanları karşı en hafif tabiriyle nezaketsizlik. Bu konu burada kapanmaz, herkesler de görür tanıklık eder…”
Arık, Özer, Demir üçgenine karşılık, çok sıkı bir muhalefet söz konusu. Öncelerinde de iki seçenek var: Ya ciddi biçimde istifa seçeneği devreye alınacak, ya da imza toplanarak olağanüstü genel kurul kararı için mücadele edilecek. Bakalım iki seçenekli yol haritasına başka ilaveler gelir mi bilinmez ama ilk istifa Basından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Esra Tuğçe Şahin istifası çoktan verdi bile. Hem de zehir zemberek sözlerle.
Bakın açık ve seçik olarak ifade edelim: Partiye gönül veren insanlar ortaya çıkan bu fotoğraftan fevkalade rahatsız. Kayseri’de bir il başkanı bahsinin açmaza sürüklenmesi, beraberinde hayal kırıklığını getirdi. Elbette bu konunun bu hale gelmesinin en büyük müsebbibi ise genel merkezin tavrı olarak temayüz ediyor olması da işin cabası.
Ben size net olarak söyleyeyim, buraya da yazıyorum: CHP’yi Kayseri’de kaotik günler bekliyor.













