Kayserispor, ağır yaralı. Milli ara sonrası evinde Fenerbahçe’yi konuk eden sarı-kırmızılı takım, kalesinde tam yarım düzine gol gördü. Bu yenilgide hakem faktörü etkili oldu mu, el cevap tabii ki… Ancak en az maçın hakemi ve VAR hakemi kadar Teknik Direktör Sinan Kaloğlu da hatalıydı.
6 üstü bir mağlubiyet diye geçiştiremeyeceği bir maç oynadı Kayserispor ve bu 90 dakikada bir kadro nasıl heba edilir, yanlışa kurban gider bunlara tanıklık ettik. Kazanırken dahi buradan bilmem kaç kere uyardık Kaloğlu hocayı ama kafasına göre takılmayı tercih etti. Nihayetinde gele gele Fenerbahçe önünde 6-2’lik mağlubiyete tanıklık ettik.
Öyle, ayı çıktı, taş düştü, ayağımda kıl döndü gibi basit mazeretlerin arkasına sığınmak yok kardeşim… Maçın özetini Fenerbahçe Teknik Direktörü Mourinho gayet net yaptı: Bu maç için ancak iki gün hazırlanma fırsatımız oldu. Aslında 10 gol bile atabilirdik…”
Bakın şimdi, “Fakat hakem faktörü” filan diye başlarsanız, bu takıma en büyük kötülüğü yapmış olursunuz. Hakem ve VAR hatalı… Yanlış kararlar da verildi. Ancak altını çize çize anlatalım da gaye hasıl olsun: Senin kadrondaki en büyük sıkıntı kaynağı stoper mevki olmasına karşın, 3’lü defans oynarsan, bedel ödetirler. Nitekim ödettiler de. Şans faktörü her zaman kapınızı çalmaz. Gördük işte. Bu neyin ısrarı?
O halde açımlayalım: Mehdi Bourabia 6-8 oynar… Hatta sıkışırsan 10 numara olur… Ancak stoper olmaz be kardeşim… Takımın orta alandaki en önemli ismini sen stoper oynatırsan, bırak başka şeyleri amatör kümede tac atmana izin vermezler… Aynı cümleler, sol bekten devşirilen Carole için de geçerli… Stoper olmadı, olamaz… Neredeyse bir yıl sonra 11’de şans verdiğin Kolevetsios orjini stoper olan tek isimdi sahadaki… Hadi şimdi hep birlikte oturup düşünelim, niçin 6 gol yedik diye… Bir de hakem bağlamaklı-ağlamaklı cümleler kurduk mu, oh mis…
Yalnızca burada bitmiyor sıkıntı… 3-5-2 veya 3-4-2-1 formatı ve formasyonunda oynamak istediğinizde Boa Morte gibi rakibin kilidini açabilecek bir hücum oyuncusunda vaz geçmek durumunda kalıyorsunuz. Elbette devamı da var, bir 11’iniz var, evlere şenlik… Akıl tutulmasının tüm izlerini taşıyor. Bu futbol kafası, sizi felaketin en derin sularına bırakır…
Şimdi, Kayserispor maç içinde zaman zaman etkili oldu diyenler vardır eminim. El hak doğru. İşte bunun başlangıcı, soyunma odasına gidilirken ve maç 3-0’a gelmişken, Dijiku’nun kendi kalesine attığı gol ve ikinci devre konuk ekibin skoru koruma içgüdüsü. Hepsi bu. Fenerbahçe’nin skoru koruma gibi strateji ile oynamaya başlaması Kayserispor’u zaman zaman etkili gösterdi. Malum, sonra 4, 5, 6 oldu. Son dakika Dzeko’nun orta sahadan Kayserispor kalesine gönderdiği ve kaleci Bilal’in parmak ucuyla dokunarak direkten dönen topu, rezaletin 6 seviyesinde kalmasını sağladı.
Mesele şu: Kayserispor’un oyuncu grubu ve seviyesi belli. Sinan Kaloğlu’nun yaptığı ise şapkadan tavşan çıkarmaya kalkışmak. Hatta patlıcandan yemek yapmaktansa, cacık olur bundan diye ısrar etmek… Konu apaçık ve bu kadar net.
Yanlışta ısrar edeyim derseniz, cehennem kapılarını açarsınız en fazla…
Daha fazlasını sayfa sayfa anlatmak mümkün ama ne derler eskiler;
idrak-ı meali bu küçük akla gerekmez, zira bu terazi bu sıkleti çekmez…













