Farkındaysanız, mevsimler raydan çıkmış vaziyette. Fevkalade enteresan durumlarla karşı karşıyayız. Doğa olayları şaşırtmaya devam ediyor. Bizim açımızdan öyle ama yıllardır, küresel iklim krizine dikkat çeken bilim insanları zaten bunun böyle olacağı bilmem kaç kere anlattı ama duyan yok. Dahası, “Bunlar daha iyi günler” diyorlar…
Kabaca anlatmaya çalışalım küresel iklim krizi ve ülkemize etkilerini…
-Bazı bölgelerde aşırı yağışlar ve beraberinde sel felaketleri, bazı bölgelerde ise sıcak hava dalgalarını ve beraberinde kuraklık ve çölleşmeyi getiriyor. Küresel ısınma biyolojik dengenin bozulması (hayvan ve bitki türlerinin nesillerinin tükenmesi), susuzluk ve gıda krizini tetikliyor.
İnsanlar nasıl etkileniyor?
-Hava kalitesindeki düşüş ise insan sağlığını ciddi ölçüde riske atmakta, solunum yolu hastalıklarında artışa yol açmaktadır. Artan ozon seviyeleri ve hava kirliliği, kronik sağlık sorunlarına ve erken ölüm vakalarına zemin hazırlıyor.
-Küresel Isınma sebebiyle buzullar eriyor, deniz seviyesi yükseliyor, yeryüzünde büyük miktarlarda su kütleleri buharlaşıp atmosfere karışıyor ve sıcaklık-basınç farkından dolayı şiddetli rüzgârlar meydana geliyor. Bu da şiddetli yağmurları, fırtınaları ve tsunamileri beraberinde getiriyor.
- İklim değişikliği, afet risklerinin altında yatan nedenlerden biridir. Deniz seviyesinin yükselmesi, artan sıcaklıklar, okyanus asitlenmesi, buzulların geri çekilmesi, tuzlanma, toprak ve orman bozulması, biyolojik çeşitlilik kaybı, çölleşme ve aşırı hava olayları gibi durumları etkilemektedir.
WWF'in yayımladığı araştırmada, Orta ve Doğu Anadolu ile Güneydoğu Anadolu bölgelerinde sıcaklıkların 3 ila 4 derece yükseleceğini öngörüyor. Güneyde yağışlar azalacak ve kuraklık artacak. Karadeniz'de ise yağışlar artacak ve sel felaketleri sıklaşacak. Sıcaklık değişimi ile birlikte toprak yapısı da değişecek…
Türkiye'nin içinde bulunduğu Akdeniz kuşağı, iklim değişikliği sürecinden dünyada en fazla etkilenecek bölgelerden biri. Bu yüzden de Akdeniz için "sıcak nokta" tanımı yapılıyor. Uzmanlara göre her yıl daha sıcak bir yaz bizi bekliyor olabilir.
Kuraklıklar daha sık meydana gelecek, Akdeniz bölgesindeki nüfusun yarısı su kıtlığı ile mücadele edecek. Denizlerdeki sıcaklık artışına bağlı olarak Akdeniz'deki balık türlerinin yüzde 60'ının nesli tükenecek...
Tüm bunlar gerçekleşmeyebilir de; ancak potansiyel olarak kapımızdalar.
İklim değişikliği beraberinde büyük krizlere de gebe... Küresel sıcaklık artışlarından ülke ve bölge ayırt etmeksizin herkes etkilenecek. Birleşmiş Milletler çatısı altındaki Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli, olası senaryoları kapsamlı raporlarla sunuyor. Peki, Türkiye’yi hangi riskler bekliyor?
Türkiye'de mevcut koşullarda farklı iklim bölgeleri nasıl varsa, bunların etkilenme şekli de farklı olacak. Karadeniz'de ve Anadolu'nun güneyinde yağışlarla ilgili ekstrem hadiseler beklenirken, İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu'nun belli bölgelerinde, az yağışlar olması, daha kuraklaşmaya yönelik bir gidiş olması beklentilerin içerisinde. Özellikle sıcaklıkların 3,5,-4 derece artması halinde Güney Ege ve Akdeniz'in batı ve orta bölgelerinde yaklaşık yüzde 20-30, Ege'inin kuzeyi, İç Anadolu, Marmara ve Güneydoğu Anadolu'da da yaklaşık yüzde 10 yağışlarda azalma tahmin ediliyor.
Küresel iklim krizi, yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın da baş belası. Önümüzdeki 10 yıllar içinde bu kriz kendini daha da derinden hissettirecek; beklenti bu yönde. Çölleşme ile birlikte orta çıkacak kuraklık ve su sorunları, hatta savaşlara sebep teşkil edecek durumlar, aşırı abartılı ve felaketlere sebep olabilecek doğal olayları filan derken, sıkıntı giderek tavan yapacak. Ben kabataslak anlatmaya çalıştım, daha neler var neler… Net olan bir şey varsa. O da dünyanın topyekun iyiyi gitmediğidir. Daha da önemlisi herkes konuşuyor ama iş gerekli adımları atmaya ve önlem almaya gelince çıt çıkmıyor.
Demem o ki, havadan sudan şikayetçi olmayın, bunlar daha iyi günler.













