Bazen bütün dünya dillerini, kelimelerini bir araya getirseniz de, duygularınızı acılarınızı ifade edemezsiniz. O acıyı anlatmaya bütün kelimeleri toplasanız da yetersiz kalır. Art arda gelen şehit haberleriyle bizim de ruh halimiz budur.
Vatan toprakları için, kara toprağa girmeye güle oyana giden bir ırkın ahfadı olduğumuzu bilenlerdeniz ama yürek yangınının önüne geçemiyoruz. Hamasete, afili cümlelere filan gerek yok. Kısa zaman aralığı içinde Güneydoğu sınırımızda yaşananları doğru okuyabilirsek, bundan sonrası adına ne âlâ…
Bilenler bilir… Bundan 20 yıl önce ABD eliyle Ortadoğu’nun sınırlarının yeniden çizildiği haritalar yayınlanıyordu. Daha sonra bunun adına Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) dediler. 4 parçalı kürdistan hedefi ile gele gele bugünlere geldik. Bu düşüncenin iki ayağı resmiyette olmasa da hayata geçti ve ikisi de bizim sınırımızda. ABD-İsrail eliyle başlatılan bu adi senaryoda, anlaşılan o ki yeni bir sayfa açıldı. Yapılmak istenilen net bir biçimde Türkiye’nin sinir uçlarına dokunmak. Bölgeyi bilen, oralarda görev yapmış komutanlar ne diyor: Böyle bir saldırıyı terör örgütünün tek başına yapması mümkün değil.
Sözde müttefik ABD, o bölgede yıllardır terörün, teröristin başını okşayarak, eğiterek, donatarak açıkça ve alçakça Türkiye üzerinde ameliyat yapmak adına taşeron kullanıyor. Çok fazla ismi zikredilmese de bu oyunun en büyük aktörü tabii ki İsrail. Onlar da kendilerine vaat edildiğini düşündükleri sözde toprakların peşinde. Matruşka gibi, oyun içinde oyun peşindeler. Doğrusu yıllardır başarılı da oldular. Hem Suriye’de, hem Irak’ın kuzeyinde şimdilik istediklerini almış gibi görünüyorlar ve belli ki daha keskin gözlerle Türkiye’yi izliyorlar. İşte tam bu noktada dikkat kesilmemiz gereken yer iç cephe… Terör örgünün aparatı partileri bir kenara bırakırsak, üniter yapı ve bölünmez bütünlük noktasında partisine bakmaksızın bir duruş sergileyen bu ulusun evlatları, şimdiki en büyük hedef nokta. Eğer iç cephede derin ayrılıklar yaratırlarsa amaca bir adım daha yaklaşmış olacaklar.
Demem o ki, sevinçte, kederde, tasada, hep birlikte ağlayıp güldüğümüz Türkiye Cumhuriyeti’ne sımsıkı bağlı vatan evlatları arasına her konuda nifak sokmak adına güdümlü faaliyetlere karşı topyekûn uyanık olmak zorundayız. Bizi ayrıştırırlarsa, konuşulacak tek satır bir şey bile kalmaz. O yüzden, üniter yapıdan yana, Anayasa’nın ilk 4 maddesini içselleştirmiş iktidarıyla, muhalefetiyle tüm siyasal partilere büyük görev düşüyor. Memleket meseleleri noktasının, iktidarı muhalefeti olmaz. Unutmayalım, şu partili, bu partili fark etmez… Bu ülke biziz, hepimiziz…













