Kayserispor, İstanbul’da üç gün arayla Kupa’da Fenerbahçe’ye, Lig’de ise Galatasaray’a futbol dersi verdi.
Fikstürün bu denli sıkışıklığına, bir de takımda sakat, cezalı ve Kovit-19 gibi sebeplerden eksiklerle boğuşan Kayseri temsilci, Fenerbahçe’yi elindeki tek teselli olan Türkiye Kupası’nın dışına attıktan sonra, bu kez Anadolu yakasından Avrupa’ya transit geçiş yaptı ve Galatasaray’ın konuğu oldu.
Kâğıt üzerinde dezavantajlı, bununla birlikte yorgun argın çıktığı mücadelenin ilk dakikasından itibaren Sarı-Kırmızılı renktaşına karşı ne istediğini bilen bir futbol anlayışı ile mücadeleye başlayan Kayserispor deyim yerindeyse futbol üzerine hızlandırılmış kurs verdi. Hikmet Karaman’ın öğrencileri, ne istediğini bilen, oyun planına sadık kalan takımdaşlık adına elinde avucundakini sahaya yansıtan görüntüsüyle birlikte sahada gereğini fazlasıyla yerine getirdi.
Tek tek ifade etmek gerekirse, Kayserispor sağlam bir oyun felsefesi var. Takım defansı nerede kuracağını, rakibi nerede karşılayacağını çok iyi biliyor. Bununla birlikte hücumda aksiyon almak için de geliştirilen tavırlar olduğu aşikâr. Bunlar hep çalışılmış gerçekler ve sahaya da yansıyor. Nitekim Galatasaray, ne kadar baskı kurmaya çalışsa da, Kayserispor kaybettiği topları olabildiğince çabuk kazanarak rakibini bozmayı başardı ve efektif futbol anlayışını nitelikli mücadele ile taçlandırarak amacına ulaştı. Aslına bakarsanız, amacına ulaştı cümlesi burada duyguları karşılamadı. Kaysesirspor hak ettiği galibiyet yerine, beraberlikle yetindi demek daha doğru olur.
Taraftarının önünde tırmalamasına karşın, Kayserispor’un direnciyle karşılaşan ve dakikalar ilerledikçe de neredeyse oyundan kopma noktasına gelen Galatasaray, bitime 21 dakika kala kalesinde bir de gol görünce resmen şaka girdi. Gol dakikasına kadar, rüzgâr, fırtına olup esmeye çalışsa da meltem seviyesinden öteye geçemeyen ev sahibinin ataklarına karşı bir de genç kaleci Bilal Beyazit faktörü vardı. Hem kupa, hem lig performansı genç kaleci için fazlasıyla alkışı hak etti.
Tabii gol dakikası ve öncesinde de teknik adam hamleleri vardı. Nitekim ne istediğini çok daha iyi bilen Karaman Hoca, skoru koruma gayret etti, hatta ikinci gol beklentisine girdi ama bir duran top her şeyi berbat etti. Köşe vuruşunda stoperler doğru adam paylaşımı yapamayınca, Muhammed Mostafa belki de takımını ipten aldı.
Eşitlik sonrası, uzatmalar dâhil kalan 10 dakika bir şey getirmedi. Sonuç olarak Kayserispor, oynadığı futbolun karşılığı olan galibiyeti kaçırdı ama geleceğe dair fevkalade olumlu sinyaller verdi. Galatasaray’a gelince, onlar belki bu bir puana sevindi ama bu futbol anlayışı ve bu kafayla Lig’de sezon sonuna kadar sıkıntı yaşamaya devam ederler.
Neyse artık, bu bahsi kapatalım ve Kayseri olarak Giresun maçına odaklanalım.













