Yaklaşık değil, tam bir önce bunları yazmışız kelimesi kelimesine… Pek âlâ değişen ne olmuş derseniz, onun kararını siz verin.
Aşağıda okuyacağız yazı, 2021 yılı Ağustos ayına ait. Kayseri’de konuyla ilgili Ne değişi, ne değişmedi, okuyun, değerlendirin… Hüküm de sizin, yorum da…
Bu şehrin ön önemli sorunlarının başında, trafik ile birlikte otopark konusu var. Bu iki sorun, yıllar yılı da artarak devam ediyor. Özellikle bazı noktalar var ki, çık işin içinden çıkabilirsen durumları yakanıza yapışır vesselam.
Hele hele Yaz mevsiminde bu sıkıntı kat be kat artar ki, maazallah sormayın gitsin. Yine öyle bir dönem yaşadık, sonbahar yüzünü gösterdi, gurbetçiler dönüş yoluna çıktı çoktan ama kargaşa ve karmaşa olabildiğince sürüyor.
Otopark konusunun altını kuvvetle çizmek lazım. Yıllar yılı fasit daire ekseninde dön baba döneriz de döneriz… Hele yaz dönemi, Kayseri’ye gelen insan sayısındaki artış ile birlikte otopark meselesi çekilmez bir hal alır. Aslında meselenin özü basit. Fakat ne hikmettir bilinmez Türkiye genelinde olduğu gibi Kayseri’de de önce üst yapılar hayata geçer, “Altyapıya Allah kerim” muamelesi çekile çekile sorunlar yumağı giderek büyür.
Önce altyapı, sonra üstyapı zihniyeti egemen kılınsa, sorun kökten çözülecek ama… Malum biz önce bina yaparız, ardından altyapısını bir biçime dönüştürmeye çalışırız; meselemiz de tam olarak bu. Şehrin merkezi bölgelerinde nereye bakarsanız bakın illa ki otopark diye bir derdimiz var… Biliyoruz, takip ediyoruz ve farkındayız, kentte kişi başına düşen araç sayısı fazla; buna amenna. Ancak yılların biriktirdiği sorunlar yumağı fazlasıyla çözümsüz bir noktaya evriliyor.
Millet Caddesi-27 Mayıs-Kazancılar, Sahabiye, Düvenönü say sırala aynı nakarat…
Ardın sıra ise başlıyoruz “Biz ne kadar güzel bir şehiriz” muhabbetlerine… Yok arkadaş… Yılların getirdiği birikmiş sorunlar öbek öbek karşımızda duruyor. Mesele bugünden değil… Dünden devredenlerle cebelleşiyoruz.
Karşımıza çıkan ve insanı yoran şu tipteki sorunlar aslında şehir planlaması anlamında ne denli vizyonsuz olduğumuzu ortaya koyuyor. Oysa Avrupa’ya baktığımızda çağdaş şehirler, 40 yıllık, 50 yıllık hatta daha uzun vadeli planlarla ortaya çıkıyor. Ve akıllı kentlere dönüşüyor… Fakat bizde her şey günü kurtarma adına.
Tam bu satırları yazarken, tesadüf müdür, tevafuk mudur konuyla alakalı Büyükşehir Belediyesi bülteni düştü önümüze. Dikkatle okudum haliyle. Sorunun çözümü adına kayda değer bir uygulama. Adını ‘park et vale’ koymuşlar. İlk uygulama noktası, otopark sorunun pik yaptığı Kaleönü’nden. Otomobili ile çarşıya gelen vatandaşa adamakıllı kolaylık sağlıyor. Uygulamanın nasıl olduğunu gazetemizde yer alan haberden okuyabilirsiniz. Elbette bu uygulama sorunu kökten çözmez. Yine de olumlu bir hareket alarak not etmek gerekiyor.
Usul değil de esasa gelirsek, Kayseri’nin otopark diye muazzam bir maluliyet bahsi herkes tarafından bilinen gerçek. Bu saatten sonra yapılması gereken ise, dünün sorunlarını izole etmek, yarına dair de altyapısız ve dahi plansız hiçbir işe imza atmamak!













