Bu bir tuz da kokmuş yazısıdır, peşinen söyleyeyim.
Geçen hafta içinde Kayseri’de malum olaylar yaşandı Suriyelilere karşı; hiçbirimizin tasvip etmediği görüntüler ortaya çıktı. Devlet, gereğini yaptı, ev, iş yeri ve otomobillere yönelik saldırılar, olabilecek en kısa zaman diliminde sönümlendi, bitti. Zaten bu durum Türkiye’nin ana gündemi oldu, tartışıldı.
Biz yaşanan bu olaylar sonrasında ortaya çıkan ve vahamet arz eden tabloyu anlatmaya çalışalım… İki günü kapsayan meşum saatler sonrası art arda yapılan açıklamalar dikkat çekici seviyedeydi: Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’nde Suriyeliler işe gelmeyince, üretim durdu… Bu ve benzeri açıklamalar hayli dikkat çekiciydi.
Suriyeliler işe gelmemiş, OSB’de çarklar, dönmemiş, üretim durmuş… İlginç ama açıklamalar böyleydi. Bu açıklamaların temelinden verilmek istenilen subliminal mesaj çok net: Suriyeliler giderse, çalışacak insan bulamayayız. Aman Suriyelilere sahip çıkalım… Eveleme-geveleme modunu açmaya hiç mi hiç gerek yok. Topluma verilen mesaj en aşikâr ve berrak biçimde orta yerde duruyor; anladık!
Mesajı aldık cebimize koyduğumuza göre sormamaya, sorgulamaya başlıyoruz, belki ilgilisi-ilgisizi cevap verir…
-Kayseri OSB’de çalışan kayıtlı ve kayıt dışı Suriyeli sayısı kaç kişidir?
-Bir işyerinde sigortası olmadan, vergisini ödemeden işçi çalıştırmak suç değil midir?
-Eğer bu suç ise (doğal olarak suç) fabrikalarında Suriyelileri kayıtsız-kuyutsuz çalıştırılan iş insanlarına niçin göz yumuluyor?
-Devlet kurumları bu konuda gereğini yapmış mıdır?
Devam edelim…
Sözüm, iş yerlerinde Suriyeli çalıştıran iş insanlarına… (Bu yola hiç girmemiş iş insanlarına bin selam...)
Ucuz iş gücünü bulunca üzerine atlayan, kendi kârını katlamak adına her yolu mübah gören anlayışın sarf ettiği sözler itiraf niteliğindedir. Buldunuz bedavaya yakın iş gücünü, hatta rivayet o ki asgari ücretin bile altında çalıştırıyorsunuz o insanları… Sonrasında da, “Suriyeliler giderse biteriz” edebiyatı yapıyorsunuz. Bakın kardeşim, uzun uzun anlatmaya hiç gerek yok. Türkiye’nin ekonomisi ve Türk Lirası Suriyeliler öncesinde mi daha nitelikli ve yetkindi, şimdilerde mi, her şey apaçık ortayken, sözde duyar kasma tavrınız ikircikli ve bayağı olmaktan öte yol alamıyor. Sizin derdiniz Suriyeli değil, cebiniz… Biraz olsa da siz kendinizden fedakârlık yapmayı deneseniz, kâr marjınızı azaltıp, işçiye-emekçiye hak ettiğini verseniz de Suriyeli ağıtı yakmasanız nasıl olur acaba?
Tekrar kere tekrar edelim de belki vaziyet anlaşılır: Suriyelilerin henüz ülkemize girmeye başlamadığı 2011 öncesinde insanların yaşam kalitesi, alım gücü, enflasyon hangi seviyedeydi, bugün neredeyiz. Suriyeliler ile birlikte biz ülke olarak zenginleştik mi, yoksa yoksullaştık mı?













